Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﯢ

ﱓ

ﭦﭛﭣﭤ
ﭑ ﭒ ﭓ ١ ١ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ٢ ٢ ﭛ ﭜ ﭝ
ﭞ ٣ ٣
ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ٤ ٤ ﭦ ﭧ ﭨ ٥ ٥
ﭪ ﭫ ﭬ ٦ ٦
ﭮ ﭯ ﭰ ٧ ٧ ﭲ ﭳ ﭴ ٨ ٨
ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ٩ ٩
ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ١٠ ١٠
ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ١١ ١١
ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ١٢ ١٢ ﮍ ﮎ
ﮏ ﮐ ١٣ ١٣
ﮒ ﮓ ﮔ ١٤ ١٤ ﮖ ﮗ ﮘ ١٥ ١٥
ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ١٦ ١٦
ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ١٧ ١٧ ﮦ ﮧ
ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ١٨ ١٨
ﮭ ﮮ ﮯ ١٩ ١٩ ﮱ
ﯓ ﯔ ٢٠ ٢٠
ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ٢١ ٢١ ﯛ ﯜ ﯝ
ﯞ ٢٢ ٢٢
ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ
ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ
ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ٢٣ ٢٣
ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ٢٤ ٢٤ ﰁ
ﰂ ﰃ ٢٥ ٢٥
ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ﰉ ﰊ ﰋ ﰌ
ﰍ ﰎ ﰏ ﰐ ﰑ ﰒ ﰓ ﰔ ﰕ ﰖ ﰗ ٢٦ ٢٦
526
سورة النجم Ayetler 1 - 2

وَٱلنَّجۡمِ إِذَا هَوَىٰ ١ مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمۡ وَمَا غَوَىٰ ٢

Rasûlullah’ın ﷺ getirdiği ilâhî vahyin doğruluğuna delâlet eden yıldızlara kasem edilmiştir. Çünkü bundan ilginç bir münasebet/uyumluluk söz konusudur. Nitekim Yüce Allah yıldızları gökyüzü için süs kıldığı gibi, aynı şekilde vahiy ve etkileri de yeryüzü için bir süstür. Eğer peygamberlerden vâris kalan ilimler olmasaydı insanlar, zifirî gecedeki karanlıktan daha koyu bir karanlıkta kalırlardı. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 818.)
Soru: Yıldızlar ile Nebî’nin ﷺ peygamberliği arasındaki uyumluluk hangi cihetledir?

سورة النجم Ayetler 0 - 2

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمۡ وَمَا غَوَىٰ ٢

(ما ضل صاحبكم وما غوى) “Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı:” Bu, yapılan kaseme karşılık gelen cevaptır. Hitap ise Kureyşlileredir. “Arkadaşınız” ise Nebî’dir ﷺ . Yüce Allah sapma ve taşkınlığı ondan nefyetmiştir. Bu ikisinin arasındaki fark ise şudur: Sapma, kasıtsız olarak yapılan bir şeydir. Taşkınlık ise bilerek elde edilen şeydir. (İbn Cüzeyy, 2/380.)
Soru: Sapma ile taşkınlık (bâtıla inanma) arasındaki fark nedir?

سورة النجم Ayetler 2 - 4

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمۡ وَمَا غَوَىٰ ٢ وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلۡهَوَىٰٓ ٣ إِنۡ هُوَ إِلَّا وَحۡيٞ يُوحَىٰ ٤

Yüce Allah sapma ve taşkınlığı ondan nefyetmiş ve kendisini; hevâya göre konuşmamak ve ancak vahiy ile konuşmakla nitelemiştir. Hevâyı nefyedip kâmil ilmi ispat etmiştir ki o da vahiydir. İşte bu da ilmin ve kastın (yönelmenin) kemâlidir. Yüce Allah onun düşmanlarını ise bu ikisinin zıddıyla nitelemiştir. Dolayısıyla insan için mutlak kemâl/mükemmellik, ilim ve kasıt üzere Yüce Allah’a kulluğu tamamlamakla gerçekleşir. (İbn Teymiyye, 6/128.)
Soru: Bu âyetler Nebî’nin ﷺ kemâlini, müşriklerin ise noksanlığını ispat etmiştir. Bunu açıkla.

سورة النجم Ayetler 3 - 4

وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلۡهَوَىٰٓ ٣ إِنۡ هُوَ إِلَّا وَحۡيٞ يُوحَىٰ ٤

Bu buyruk, sünnetin, Yüce Allah’ın Rasûlüne ﷺ aktardığı bir vahiy olduğuna delildir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 818.)
Soru: Bu âyetin, sünnetin mertebesini/önemli konumunu nasıl açıkladığını izah et.

سورة النجم Ayetler 0 - 17

مَا زَاغَ ٱلۡبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ ١٧

Yüce Allah, Nebîsini ﷺ , kralların ve büyüklerin önünde durup edebi kuşanmaksızın sağa sola iltifat ederek bakan ve gözlerini önündekinin ötesine ulaştıran kimsenin hâlinden uzak tutmuş ve bu makam ve huzurda tam bir edebi kuşandığını haber vermiştir. Şöyle ki: Gözlerini bir yana çevirmemiş ve bakışlarını görmüş olduğu âyetlerin ve mûcizelerin ötesine uzatmamıştır. Bilakis edebi, kendisine görünen şeye yönelip boyun eğmeyi, başka bir şeye iltifat etmemeyi ve görmediği şeyi merak etmemeyi gerektiren kulun makamı üzerinde durmuştur. Bununla beraber ruhun sebâtı, kalbin sükûneti ve huzuru söz konusudur ki bu da mükemmelliğin son noktasıdır. (İbn Kayyim, 3/76.)
Soru: Âyet-i kerîme, Nebî’nin ﷺ isrâ ve mi‘rac edebinin kemâliyetine delâlet etmiştir. Bunu izah et.

سورة النجم Ayetler 0 - 23

إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهۡوَى ٱلۡأَنفُسُۖ

Yani sürekli kötülüğü emreden nefislerinin arzu ettiklerine uyuyorlar. Nefis ise haddizatında faziletli olmayanı arzular. Çünkü zevk ve eğlenceye meyilli bir şekilde yaratılmıştır. Onu güzel âkıbete ulaştıracak şey ise yalnızca akıldır. (Âlûsî, 14/58.)
Soru: İnsan, nefsini âyet-i kerîme üzerinden nasıl terbiye edebilir?

سورة النجم Ayetler 0 - 23

وَلَقَدۡ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلۡهُدَىٰٓ ٢٣

Akıl, düşmandan bile gelse doğru yolu görenin ona tâbi olmasını gerektirir. Bu böyleyken, düşmandan daha üstün olan ve Yüce Allah’ın, ihsanını kendisinden asla kesmediği kimseden kendisine geldiğinde nasıl olur. (el-Bikâî, 19/61.)
Soru: Yüce Allah’ın (ولقد جاءهم من ربهم الهدى) “Hâlbuki kendilerine Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.” buyruğunu haber verdiği şeydeki işaret neyedir?