Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮒ

ﱀ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ
ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ ١٤٧ ١٤٧
ﭟ ﭠ ﭡ
ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ
ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ
ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ
ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ١٤٨ ١٤٨
ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ
ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ١٤٩ ١٤٩
ﮒ ﮓ ﮔ
ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ
ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ
ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ١٥٠ ١٥٠
ﮰ ﮱ
ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ
ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ
ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ
ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ
ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ﰀ ﰁ ١٥١ ١٥١
148
سورة الأنعام Ayetler 0 - 147

فَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل رَّبُّكُمۡ ذُو رَحۡمَةٖ وَٰسِعَةٖ

Bu buyruk, Allah’ın geniş rahmetini arzulamaları ve Peygamber’e ﷺ uymaları için onlara bir teşviktir. (İbn Kesîr, 2/177.)
Soru: Neden Rasûlullah’ı ﷺ yalanlamalarından sonra Yüce Allah’ın geniş rahmeti zikredildi?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 148

سَيَقُولُ ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْ لَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشۡرَكۡنَا وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمۡنَا مِن شَيۡءٖۚ

Müşrikler Yüce Allah’ın emir ve nehiylerini, sevilen ve çirkin görünenleri, itaat ve mâsiyetleri kader ile delillendirmişlerdir/bahane olarak ileri sürmüşlerdir. Bu yolu yol edinen her kişi küfrün açık bir çeşidine saplanmış demektir. (İbn Teymiyye, 3/112.)
Soru: Âyet-i kerîmenin ışığında, emir ve nehiyleri nefyetmek için kaderi delil olarak göstermenin tehlikesini açıkla.

سورة الأنعام Ayetler 0 - 151

قُلۡ تَعَالَوۡاْ أَتۡلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمۡ عَلَيۡكُمۡۖ أَلَّا تُشۡرِكُواْ بِهِۦ شَيۡـٔٗاۖ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَٰنٗاۖ

Bu âyet-i kerîmede tüm şeriatların üzerinde ittifak ettiği haramlar zikredilmiştir. Bu (haramlar) hiçbir dinde neshedilmemiştir. İbn Abbas h der ki: “Bunlar Yüce Allah’ın Mûsâ’ya u indirdiği kelimelerdir.” (İbn Cüzeyy, 1/291.)
Soru: Bu vasiyetlerin ayırt edici özelliği nelerdir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 151

قُلۡ تَعَالَوۡاْ أَتۡلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمۡ عَلَيۡكُمۡۖ أَلَّا تُشۡرِكُواْ بِهِۦ شَيۡـٔٗاۖ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَٰنٗاۖ

Bu âyet; insanları Yüce Allah’ın haram kıldığı şeylerin tilâvetini dinlemeye davet etmesi için Yüce Allah’tan Peygamberine bir emirdir. Aynı bunun gibi O’ndan sonra gelen âlimlere düşen de bu hükümleri insanlara ulaştırıp helâli ve haramı açıklamaktır. (Kurtubî, 9/106.)
Soru: Bu âyette yüce Rabbimiz bizleri neye çağrıda bulunmuştur?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 151

وَلَا تَقۡتُلُوٓاْ أَوۡلَٰدَكُم مِّنۡ إِمۡلَٰقٖ نَّحۡنُ نَرۡزُقُكُمۡ وَإِيَّاهُمۡۖ

Yüce Allah, İsrâ sûresinde, (ولا تقتلوا أولادكم خشية إملاق) “Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin,” (İsrâ, 17/31.) yani gelecekte onların fakir kalacakları korkusuyla onları öldürmeyin, buyuruyor. Bundan dolayı bu âyetin devamında (نحن نرزقهم وإياكم) “Onların da sizin de rızkınızı elbette Biz veriyoruz.” buyuruyor. Yüce Allah o (çocukların) rızkına verdiği ihtimam gereği onları rızıklandırmayı önce zikretti. Yani onların rızıklarından dolayı fakir kalmaktan korkmayın, bu, Allah’a aittir. Buradaki âyette ise fakirlik hâsıl olunca şöyle buyurdu: (نحن نرزقكم وإياهم) “sizin de onların da rızkını Biz veririz.” Çünkü burada da mühim olan budur. (İbn Kesîr, 2/180.)
Soru: Bu sûrede babaları rızıklandırma önce zikredilirken İsrâ sûresinde neden çocukların rızkı babaların rızkının önüne geçmiştir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 151

وَلَا تَقۡرَبُواْ ٱلۡفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنۡهَا وَمَا بَطَنَۖ

O (kötülüklerin) âşikâr/açıkta olanına da görünmeyenine de yaklaşmayın. Ya da zâhirle alâkalı olanına da kalple alâkalı bâtınî olan kötülüklere de yaklaşmayın. Kötülüklere yaklaşmaktan nehyetmek, onları işlemekten nehyetmekten daha beliğdir. Zira (yaklaşmaktan nehyetmek) o kötülüklerin mukaddimesi olan hazırlıkları ile o kötülüğe ulaştıran vesilelerden de nehyetmek demektir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 280.)
Soru: Neden Yüce Allah kötülüklere yaklaşmaktan nehyetmiş, kötülüklerden nehyetmek ile yetinmemiştir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 151

وَلَا تَقۡرَبُواْ ٱلۡفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنۡهَا وَمَا بَطَنَۖ وَلَا تَقۡتُلُواْ ٱلنَّفۡسَ ٱلَّتِي حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۚ

Bu, Yüce Allah’ın özellikle pekiştirerek nehyettiği hususlardandır. Zaten (haksız yere cana kıymak) da nehyedilen açık ve gizli kötülüklere dâhildir. Buhârî ve Müslim’de İbn Mes‘ûd’dan h gelen rivâyete göre; Allah Rasûlü ﷺ şöyle buyurmuştur: لَا يَحِلُّ دَمُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ يَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وأَنِّي رَسُولُ اللَّهِ، إِلَّا بِإِحْدَى ثَلَاثٍ: الثَّيِّب الزَّانِي، والنَّفْس بِالنَّفْسِ، والتَّارِك لِدِينِهِ الْمُفَارِق لِلْجَمَاعَةِ “Şu üçünden biriyle olması dışında Müslümanın kanı helâl değildir: Allah’tan başka ilâh olmadığına, benim de Allah’ın elçisi olduğuma şehâdet eden zina eden evli, bir can karşılığı olan can ve dinini terk ederek cemâatten ayrılan kimse.” (İbn Kesîr, 2/180.)
Soru: Bir canı öldürmek kötülüklerden nehyetmeye dâhildir. Öyleyse neden ikinci defa ondan nehyetmeyi zikretti?