Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮐ

ﰽ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ
ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ
ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ١١٤ ١١٤
ﭮ
ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ
ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ
ﮂ ١١٥ ١١٥
ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ
ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ
ﮘ ١١٦ ١١٦
ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ
ﮢ ﮣ ﮤ ١١٧ ١١٧
ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ
ﮬ ﮭ ﮮ ١١٨ ١١٨
ﮰ ﮱ
ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ
ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ
ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ١١٩ ١١٩
ﯨ
ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ١٢٠ ١٢٠
ﯱ
ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ١٢١ ١٢١
97
سورة النساء Ayetler 0 - 114

لَّا خَيۡرَ فِي كَثِيرٖ مِّن نَّجۡوَىٰهُمۡ إِلَّا مَنۡ أَمَرَ بِصَدَقَةٍ أَوۡ مَعۡرُوفٍ أَوۡ إِصۡلَٰحِۢ بَيۡنَ ٱلنَّاسِۚ وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ ٱبۡتِغَآءَ مَرۡضَاتِ ٱللَّهِ فَسَوۡفَ نُؤۡتِيهِ أَجۡرًا عَظِيمٗا ١١٤

Evzâî der ki: “Yüce Allah’a, insanların birliğini sağlamak için atılan adımdan daha sevimli hiçbir adım yoktur. Kim iki kişinin arasını ıslah ederse Yüce Allah onun cehennemden beraatini yazar.” (Kurtubî, 7/129.)
Soru: İki husumet sahibinin arasını ıslah etmenin ehemmiyetini ve faziletini açıkla.

سورة النساء Ayetler 0 - 114

أَوۡ إِصۡلَٰحِۢ بَيۡنَ ٱلنَّاسِۚ

Çekişme, husumet ve kızma sonu olmayan şerleri ve ayrılıkları gerektirir. Bundan dolayı Şâri‘ (Allah ve Rasûlü) kanlarda, mallarda ve ırzlarda, hatta dinlerde insanların arasını ıslah etmeye teşvik etmiştir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 202.)
Soru: İnsanların arasını ıslah etmenin önemi nedir?

سورة النساء Ayetler 0 - 115

وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَتَّبِعۡ غَيۡرَ سَبِيلِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصۡلِهِۦ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا ١١٥

(و يتبع غير سبيل المؤمنين) “müminlerin yolundan başka bir yola giderse” âyetini usulcüler Müslümanların icmâlarının sıhhatine ve ona muhalefet etmenin câiz olmadığına delil getirmişlerdir. Çünkü o icmâya muhalefet eden, müminlerin yolundan başka bir yol tutmuş olur. (İbn Cüzeyy, 1/210.)
Soru: Müminler (âlimler) bir mesele üzerinde icmâ ettikleri zaman onlara muhalefet etmek câiz değildir. Bunu âyetten yola çıkarak açıkla.

سورة النساء Ayetler 0 - 118

لَّعَنَهُ ٱللَّهُۘ وَقَالَ لَأَتَّخِذَنَّ مِنۡ عِبَادِكَ نَصِيبٗا مَّفۡرُوضٗا ١١٨

Şayet biri “Nasıl olur da şeytan, Allah’ın kullarından belirli bir pay edinir?” dese, denilir ki: “Onları hak yoldan saptırıp kendisine itaate çağırmak, dalâleti ve küfrü süslü göstermek suretiyle onlardan bir pay edinir. Bütün bunlardan sonra şayet onun bu çağrısına icabet eder de kendisine süslü gösterdiği şeye tâbi olursa, işte bu onun malum olan nasibi ve taksim edilmiş hissesidir.” (Taberî, 9/212.)
Soru: Şeytanın Allah’ın kullarından nasıl belli bir pay edindiğini açıkla.

سورة النساء Ayetler 0 - 119

وَلَأُضِلَّنَّهُمۡ وَلَأُمَنِّيَنَّهُمۡ

Denildi ki: “Onların boş kuruntuları hevâya tâbi olmaktır.” Yine denildi ki: “Onların boş kuruntuları cennetin, cehennemin ve dirilişin olmayacağını söylemeleridir.” Yine denildi ki: “Günahlara dalmakla beraber âhireti idrak etmeleridir.” (el-Beğavî, 1/600.)
Soru: Şeytanın âdemoğullarına vaadde bulunduğu boş kuruntular nelerdir? Bilelim ki onlardan sakınalım?

سورة النساء Ayetler 0 - 119

وَلَأٓمُرَنَّهُمۡ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلۡقَ ٱللَّهِۚ

Bu da dolaylı bir şekilde O’nun yaratışına öfke duymayı, O’nun hikmetini yermeyi, elleriyle yaptıklarının Rahmân’ın yaratmasından daha güzel olduğuna inanmayı, O’nun takdirine ve yönetimine razı olmamayı gerektirir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 204.)
Soru: Neden ilâhî yaratmayı değiştirmek şeytanın amellerinden olmuştur?

سورة النساء Ayetler 0 - 120

يَعِدُهُمۡ وَيُمَنِّيهِمۡۖ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا ١٢٠

(غرورا) “aldatmacadan,” yani bâtılı süslü göstermekten, kandırmaktan, hakkı örtmekten ve hakikati olmayan şeyleri göstermekten başka bir şey değildir. Veya nefis için en hoş, en şerefli ve en lezzetli olan, insan tabiatının de en çok arzu ettiği kötü bir hakikati vardır. Çünkü “غر” ve “رغ” harfleri şerefe, güzelliğe ve müreffeh bir hayata delâlet eder. (el-Bikâî, 2/321.)
Soru: Şeytanın vaadinin aldatma olarak nitelendirilmesiyle kastedilen nedir?