Kuran
ﮎ
ﰹ
ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ
ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ٥٨ ٥٨ ﭧ ﭨ
ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ
ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ٥٩ ٥٩ ﭺ ﭻ ﭼ
ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ
ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ
ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ٦٠ ٦٠
ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ
ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ
ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ
ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ
ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ
ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ
ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ٦١ ٦١
وَإِذۡ قُلۡنَا ٱدۡخُلُواْ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةَ فَكُلُواْ مِنۡهَا حَيۡثُ شِئۡتُمۡ رَغَدٗا وَٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا وَقُولُواْ حِطَّةٞ
Özetle, İsrâiloğulları’na, Beyt-i Makdis’e girecekleri zaman, söz ve fiilleriyle Allah’a boyun eğip günahlarını itiraf ederek istiğfar dilemeleri ve nimete şükrederek oraya girmeleri emredilmişti. Bundan dolayı Nebî ﷺ zafer sırasında büyük bir tevazu gösterirdi. Rivâyet edildiği üzere Nebî ﷺ Fetih Günü’nde -Mekke’nin Fethi’nde- Seniyyetu’l-Ulya’dan (Mekke’ye yakın bir yerden) girerken Rabbine tevazuyla boyun eğerek Mekke’ye girmişti, hatta başını o derece eğmişti ki sakalının uçları neredeyse devenin semerine değecekti. Bunu Allah’a şükür olsun diye böyle yapmıştı. Sonra, beldeye girdiğinde de yıkanıp sekiz rekât namaz kıldı. İbn Kesîr, 1/94.
Soru: Allah’ın yardımı, zafer ve başarı hâlinde Müslümanların ne yapması gerekir?
قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۗ
Burada manen değersiz, haram ve şüpheli olanı daha üstün olan temiz şeylere tercih eden dünya ehline galip gelen hâlleri hatırlatma yoluyla bu ümmet için de bir tehdit vardır. el-Bikâî, 1/149.
Soru: Bu ümmet, yahudilerin başına gelenlerden kendilerine nasıl bir ders çıkarır?
وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ
Onlardan vaki olan şey, sabırlarının azlığına ve Allah’ın emirlerini ve nimetlerini hakir gördüklerine en büyük delil olunca, Allah da onları amellerinin cinsinden bir şeyle cezalandırdı. Dedi ki: “Üzerlerine aşağılıklık damgası vuruldu.” Bu, zâhiren bedenlerinde görünendi; (والمسكنة) “yoksulluk damgası” da kalplerinde hissettikleriydi.
وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ
Yoksulluğun ve aşağılıklığın yahudilerin ayrılmaz karakteri olması, yiğitliği ve cesareti kaybetmelerinden dolayıdır. Bu yüzden Allah’ın kendilerine bahşetmiş olduğu bol nimete rağmen üzerlerinde fakirlik ve muhtaçlık siması belirmiştir. Zira onlar o nimetlerden bıkıp usanınca, sanki ellerinde hiçbir şey yokmuş gibi oldular. Bundan dolayı dünyaya tamah/dünya, onların ve kendilerinden sonra gelen nesillerin kalıcı tabiatı hâline geldi.
Soru: Hırs ve tamahkârlık yahudilerin vasfıdır. Âyet-i kerîme, yahudilerin bununla vasıflanmalarına nasıl delâlet etmiştir?
وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۗ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ ٦١
(ذلك بما عصوا) “Bunların hepsi, sadece isyanları sebebiyledir.” Allah’ın haramlarına girişmelerinden ve (وكانوا يعتدون) “taşkınlıkları sebebiyledir.” Allah’ın kullarına karşı taşkınlıklarından dolayıdır. Şüphesiz ki mâsiyetler birbirini çeker. Gafletten küçük günah doğar, küçük günahtan büyük günah, büyük günahlardan sonra da çeşitli bid‘atlar, küfürler ve başka mâsiyetler doğar. Allah’tan, her türlü belâ ve musibete karşı âfiyet dileriz.
Soru: Gafil, kendini küçük günahlara teslim ettiğinde o küçük günahlar onu büyük günahlara, sonra da küfre düşürür. Bunu âyetten yola çıkarak açıkla.
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۗ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ ٦١
Günahlara bağımlı olmak, o günahların iyice yerleşmesine ve küçük günahlardan büyük günahlara geçilmesine sebep olur.
Soru: İsrâiloğulları küçük günahlardan küfre ve peygamberleri öldürmeye intikal etti. Bu, ne ifade eder?
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۗ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ ٦١
Âyetin kastettiği mâna şudur: İsrâiloğulları’nı Allah’ın âyetlerini inkâr etmeye ve peygamberleri katletmeye sevk eden sebep, mâsiyetlere yönelmeleri, hadlerini aşmaları ve Allah’ın hudutlarını çiğnemeleriydi. İşte bir günah, insanı bu şekilde diğer günaha sürükler.
Soru: Yahudileri Allah’ın âyetlerini inkâr etmeye ve peygamberleri katletmeye götüren sebep neydi?