Kuran
ﰗ
ﱖ
ﰗ
٢ ٢ ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ ٣ ٣ ﭞ ﭟ
ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ٤ ٤
ﰘ
ﭮ ٢ ٢ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ٣ ٣ ﭶ
ﭷ ٤ ٤ ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ
٥ ٥ ﭿ ﮀ ﮁ ٦ ٦ ﮃ ﮄ ٧ ٧
ﰙ
ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ٣ ٣
فَلۡيَعۡبُدُواْ رَبَّ هَٰذَا ٱلۡبَيۡتِ ٣ ٱلَّذِيٓ أَطۡعَمَهُم مِّن جُوعٖ وَءَامَنَهُم مِّنۡ خَوۡفِۢ ٤
Yüce Allah, onlara kötülük dokundurmak isteyenleri helâk etti, Harem bölgesini ve ehlini Arapların kalbinde yüceltti. Öyle ki çıkmak istedikleri her yolculukta onlara saygı gösterip itiraz etmediler. Bundan dolayı Yüce Allah onlara, şükretmelerini emrederek şöyle buyurdu: “Şu evin Rabbine kulluk etsinler.” Yani O’nu birleyip, kulluğu O’na has kılsınlar. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 894.)
Soru: Yüce Allah’ı ibadette birlemek O’na yapılan şükürdendir. Bunu sûre üzerinden açıkla.
ٱلَّذِيٓ أَطۡعَمَهُم مِّن جُوعٖ وَءَامَنَهُم مِّنۡ خَوۡفِۢ ٤
Yüce Allah’ın kendilerine hem açlıktan doyurma hem de korkudan emin olma nimetini cemetmesi en büyük nimettir. Çünkü bu iki nimet bir arada olmaksızın insan asla bir nimetten hoşlanıp onunla mutlu olamaz. Nitekim açlıkla beraber yaşam, korkuyla beraber güven söz konusu olmaz. Bu ikisinin bir araya gelmesiyle nimet tamamlanmış olur. (eş-Şenkîtî, 9/112.)
Soru: Kureyş’in açlıktan doyurulup, korkudan emin kılınmalarının bir arada zikredilmesinin sebebi nedir?
أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ ١ فَذَٰلِكَ ٱلَّذِي يَدُعُّ ٱلۡيَتِيمَ ٢
Dini yalanlayan insana bak! Kendisinde bu çirkin ahlâkları ve kötü amelleri görürsün. Bu böyledir. Çünkü din, sahibini iyi amelleri işlemeye ve kötülükleri terk etmeye sevk eder. (İbn Cüzeyy, 2/614.)
Soru: Yüce Allah dini yalanlayanın çirkin ahlâk ile vasıflandığını bildirmiştir. Bunun neden böyle olduğunu açıkla.
فَوَيۡلٞ لِّلۡمُصَلِّينَ ٤ ٱلَّذِينَ هُمۡ عَن صَلَاتِهِمۡ سَاهُونَ ٥
Yani onlar evvelinde namaz ehli ve namazlarına bağlı kimseler idiler. Sonraları onu ihmal ettiler. Ya külliyen terk ettiler ya da şer’ân belirlenen vaktin dışında kılıp, külliyen namazın vakitlerini kaçırarak yerine getirdiler. (İbn Kesîr, 4/558.)
Soru: Namazı ciddiye almamak nasıl olur?
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنۡحَرۡ ٢
Yüce Allah, (فصل لربك وٱنحر) “Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes.” buyruğunda namazı, kurban kesmeden önce zikredip, (قد افلح من تزكى وذكر اسم ربه فصلى) “Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.” (A‘lâ, 87/14-15.) buyruğunda arınmayı namazın önüne geçirince, Ramazan Bayramı’nda namazdan önce sadaka verilmesi, Kurban Bayramı’nda ise namazdan sonra kurbanın kesilmesi sünnet olmuştur. (İbn Teymiyye, 7/194.)
Soru: Neden Ramazan Bayramı’nda namazdan önce sadaka vermek, Kurban Bayramı’nda ise namazdan sonra kurbanı kesmek sünnet olmuştur?
إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلۡأَبۡتَرُ ٣
Fâilinin, Allah’tan bir cezayı hak ettiği her suçu açığa vurduğunda onu cezalandırmamız ve Allah’ın haddini üzerine uygulamamız farz olur. Bundan ötürü Rasûlullah’a ﷺ öfkesini izhar edip düşmanlığını açığa vuran kimseyi kesip atarız! (İbn Teymiyye, 7/196.)
Soru: Günahını açığa vuran ile gizleyenin arasındaki fark nedir?
إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلۡأَبۡتَرُ ٣
Ehl-i Sünnet olanlar ölürler, ama ilimleri ve anıları canlı kalır. Bid‘at ehli ise ölürler ve ölümleriyle birlikte ilimleri de yok olup gider. Ehl-i Sünnet, Rasûlullah’ın ﷺ getirdiği vahyi canlı tuttu. Bundan dolayı Yüce Allah’ın, (و رفعنا لك ذكر) “Senin şânını yükseltmedik mi?” (İnşirâh, 94/4.) kavlinden nasiplerini almışlardır. Bid‘at ehli ise Rasûlullah’ın ﷺ getirdiklerine nefret beslediler. Bundan dolayı Yüce Allah’ın, (ان شانئك هو الابتر) “Asıl sonu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir.” kavlinden nasiplerini almışlardır. (İbn Teymiyye, 7/198.)
Soru: Ehl-i Sünnet’in zikrinin kalıcı olmasının ve bid‘at ehlinin yok olmasının sebebi nedir?