Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﯹ

ﱕ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ٢٦ ٢٦ ﭙ ﭚ
ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ٢٧ ٢٧
ﭢ ﭣ
ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ٢٨ ٢٨
ﭭ
ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ٢٩ ٢٩
ﭸ ﭹ
ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ٣٠ ٣٠
ﮅ
ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ٣١ ٣١
Surah Header

ﯺ

ﭦﭛﭣﭤ
ﮑ ﮒ ١ ١ ﮔ ﮕ ٢ ٢ ﮗ ﮘ ٣ ٣
ﮚ ﮛ ٤ ٤
ﮝ ﮞ ٥ ٥ ﮠ ﮡ ﮢ ٦ ٦ ﮤ
ﮥ ﮦ ٧ ٧
ﮨ ﮩ ﮪ ٨ ٨ ﮬ ﮭ ﮮ
٩ ٩
ﮰ ﮱ ﯓ ١٠ ١٠ ﯕ ﯖ ﯗ ١١ ١١ ﯙ ﯚ ﯛ
١٢ ١٢
ﯝ ﯞ ١٣ ١٣ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ١٤ ١٤ ﯦ ﯧ
ﯨ ١٥ ١٥
ﯪ ﯫ ﯬ ١٦ ١٦ ﯮ ﯯ ﯰ
١٧ ١٧
ﯲ ﯳ ﯴ ١٨ ١٨ ﯶ ﯷ ﯸ ١٩ ١٩
580
سورة الإنسان Ayetler 0 - 26

وَمِنَ ٱلَّيۡلِ فَٱسۡجُدۡ لَهُۥ وَسَبِّحۡهُ لَيۡلٗا طَوِيلًا ٢٦

Namazın “secde” olarak tabir edilmesi, namazın içindeki fiillerin en faziletlisinin secde olduğuna dikkat çekmek içindir. Keza bu buyruk, gecenin boyun eğme vakti olduğuna da işarettir. (el-Bikâî, 21/157.)
Soru: Neden Yüce Allah namazı “secde” olarak tabir etti?

سورة الإنسان Ayetler 0 - 26

وَمِنَ ٱلَّيۡلِ فَٱسۡجُدۡ لَهُۥ وَسَبِّحۡهُ لَيۡلٗا طَوِيلًا ٢٦

Yani gecede secdeleri çoğalt. Bu da ancak çokça namaz kılmakla olur. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 903.)
Soru: Âyet-i kerîme gece vaktinde namaz kılmanın mendub olduğuna nasıl delâlet etmiştir?

سورة الإنسان Ayetler 0 - 28

نَّحۡنُ خَلَقۡنَٰهُمۡ وَشَدَدۡنَآ أَسۡرَهُمۡۖ وَإِذَا شِئۡنَا بَدَّلۡنَآ أَمۡثَٰلَهُمۡ تَبۡدِيلًا ٢٨

(نحن خلقناهم) “Onları Biz yarattık,” yani onları yoktan var ettik. (و شددنا اسرهم) “onların yaratılışını sapasağlam yaptık,” yani onların yaratılışlarını sinirlerle, damarlarla, kaslarla ve açık-gizli güçlerle sağlamlaştırdık. Tâ ki beden tamamlanıp kemâle erer ve istediği her şeyi yapmaya imkân bulabilir. Onları bu hâl üzere yaratan Allah, amellerinin karşılığını vermek için tekrardan ihyâ etmeye de kadîrdir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 903.)
Soru: Bu âyetten, kıyamet gününde dirilişe nasıl delil alınacağını açıkla.

سورة الإنسان Ayetler 29 - 30

إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذۡكِرَةٞۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلٗا ٢٩ وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا ٣٠

Yüce Allah (فمن شآء ٱتخذ إلى ربه سبيلا) “Artık dileyen, Rabbine bir yol tutar” kavlinde Allah’a  giden yolu tutmayı, dileyen kimsenin iradesine bağlı kılmıştır. Kulun iradesini de Allah’ın iradesine bağlı kılarak şöyle buyurmuştur: “Sizler ancak Rabbinizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz.” İşte kader meselesi tam da budur. (eş-Şenkîtî, 8/399.)
Soru: Bu iki âyette imanın iki rüknü vardır. Bunlar nelerdir?

سورة المرسلات Ayetler 1 - 5

وَٱلۡمُرۡسَلَٰتِ عُرۡفٗا ١ فَٱلۡعَٰصِفَٰتِ عَصۡفٗا ٢ وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشۡرٗا ٣ فَٱلۡفَٰرِقَٰتِ فَرۡقٗا ٤ فَٱلۡمُلۡقِيَٰتِ ذِكۡرًا ٥

Kasemin bu denli uzatılmasının sebebi, kulak veren kimseyi, üzerine kasem edilen şeyleri öğrenmeye teşvik etmek içindir. (İbn Âşûr, 29/419.)
Soru: Neden bu sûrede kasem uzun bir şekilde gelmiştir?

سورة المرسلات Ayetler 0 - 14

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ١٤

Yani bu, hakkında sorulup yüceltilmeyi hak eden bir meseledir. Bir şeyle tâzim edilen her şey aslında o şeyden daha yücedir. Çünkü insanlardan hiç kimse onun ilmini elde etmeye güç yetiremez. Çünkü o şeyi kıyas edeceği bir benzeri yoktur. (el-Bikâî, 21/170.)
Soru: Âyet-i kerîmedeki istifham neye delâlet etmektedir?

سورة المرسلات Ayetler 0 - 15

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ١٥

Yüce Allah bu sûrede, yalanlayanlar için her âyetin yanında bu sözü tekrar etmiştir. Çünkü yalanlamaları nispetince bu sözü taksim etmiştir. Ve bir şeyi yalanlayan kimseye başka bir şeyi yalanlaması karşılığında çekeceği azaptan ayrı olarak bir azap vardır. (Kurtubî, 21/501-502.)
Soru: Bu sûrede yalanlayanların azabı neden tekrar edilmiştir?