Kuran
ﯶ
ﱕ
ﯶ
٣ ٣ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ٤ ٤ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ
ﭪ ٥ ٥ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ٦ ٦ ﭵ ﭶ ﭷ
ﭸ ﭹ ﭺ ٧ ٧ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ٨ ٨
ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ٩ ٩ ﮍ
ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ١٠ ١٠ ﮕ ﮖ
ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ١١ ١١ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ١٢ ١٢
ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ١٣ ١٣ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ
ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ١٤ ١٤ ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ
ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ١٥ ١٥ ﯝ ﯞ ﯟ
ﯠ ﯡ ﯢ ١٦ ١٦ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ
ﯩ ﯪ ﯫ ١٧ ١٧ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ
١٨ ١٨ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ١٩ ١٩
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡمُزَّمِّلُ ١
Yüce Allah’ın, Nebîsine ﷺ bu isimle hitapta bulunmasında iki fayda vardır: Birincisi: Nezaket ve iltifattır. Çünkü Araplar muhatap oldukları kimselere iltifatta bulunmak isteyip de kınamayı terk etmek istediklerinde muhataplarını, üzerinde bulunduğu hâlden türeyen bir isimle isimlendirirler. İkincisi: Örtüsüne bürünüp gecesini uykuyla geçiren herkese, gece namazı ve Allah’ı zikretme hususunda duyarlı olmaları için bir ihtardır. (Kurtubî, 21/316.)
Soru: Yüce Allah’ın (يأيها ٱلمزمل) “Ey örtünüp bürünen” şeklindeki hitabında yatan sır nedir?
نِّصۡفَهُۥٓ أَوِ ٱنقُصۡ مِنۡهُ قَلِيلًا ٣ أَوۡ زِدۡ عَلَيۡهِ
Şayet “Neden Yüce Allah gecenin yarısından eksiltmeyi az ile kayıtlandırarak (او انقص منه قليلا) “Yahut bunu biraz azalt” buyururken, çoğaltmayı kayıtlandırmayıp mutlak bir ifade kullanarak; (او زد عليه) “ya da çoğalt” buyurmuş ve biraz çoğalt dememiştir?” denilirse, cevaben şöyle deriz: “Bir işte güzelliğin ziyadeliği onu daha da güzelleştirir. Bundan dolayı ‘biraz’ sözü ile kayıtlandırılmamıştır. Azaltmak ise böyle değildir. Çünkü eğer azaltmayı mutlak olarak kayıtsız zikretmiş olsaydı gecenin yarısından çokça azaltması ihtimali taşırdı.” (İbn Cüzeyy, 2/501.)
Soru: Neden azaltmayı ‘biraz’ ile kayıtlayıp çoğaltmayı ‘biraz’ ile kayıtlamadı?
وَرَتِّلِ ٱلۡقُرۡءَانَ تَرۡتِيلًا ٤
Tertîl üzere okumak; ağır ağır, harflerden (uzatılması gereken yerleri) uzatarak harekeleri hakkıyla yerine getirmek ve harfleri ortaya çıkarmaktır. Böyle bir okuyuş Kur’ân’ın mânalarını tefekkür etmeye yardımcı olur. Bunun mukabilinde hızlı hızlı okumak ise böyle değildir. Böyle bir okuyuşla okuyan kimse ağzından çıkan sözlerin mânasını kavramaz. Rasûlullah ﷺ kıraatini harf harf keserdi. Rahmet âyetlerinden biri geçtiğinde duraklar ve Allah’tan onu isterdi. Azap âyetlerinden biri geçtiğinde ondan Allah’a sığınırdı. (İbn Cüzeyy, 2/501.)
Soru: Kur’ân’ı tertîl üzere okumanın faydası nedir?
إِنَّ نَاشِئَةَ ٱلَّيۡلِ هِيَ أَشَدُّ وَطۡـٔٗا وَأَقۡوَمُ قِيلًا ٦
Yani gündüz kılınan namazlara nispeten gece namazında edâ edilen kıraat zihni toparlamaya daha müsaittir. Çünkü gündüz vakti, insanların yeryüzüne yayıldığı, gürültülerin yükseldiği ve geçimin sağlandığı vakittir. (İbn Kesîr, 4/436.)
Soru: Gece kıraatini gündüz kıraatinden ayıran şey nedir?
وَٱذۡكُرِ ٱسۡمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلۡ إِلَيۡهِ تَبۡتِيلٗا ٨
Allah’a yönelmeyi ifade eden (تبتيل) “tebtîl” kelimesinin bu sîgada gelmesinde ince bir sır vardır. Çünkü bu sîgada, bir fiili aşamalı bir şekilde yapma, bir işi yüklenme, bir gayret ortaya koyma, çokluk ve mübalağayı bildirme vardır. (İbn Kayyim, 3/212.)
Soru: Yüce Allah’ın (و تبتل اليه تبتلا) “Bütün varlığınla O’na yönel” kavlindeki tabirden ne istifade ederiz?
وَذَرۡنِي وَٱلۡمُكَذِّبِينَ أُوْلِي ٱلنَّعۡمَةِ وَمَهِّلۡهُمۡ قَلِيلًا ١١
Bolluk hâllerini gurur ve kibirlerinden ötürü yalanlamaları sebebiyle Yüce Allah onları kınamak için (اولي النعمة) “Nimet içinde yüzen” şeklinde niteledi. Aynı şekilde (وذرني وٱلمكذبين) “o yalancıları Bana bırak” buyuran Allah’ın, sahip oldukları nimetleri ellerinden alacağı noktasında kendileri için bir tehdit vardır. (İbn Âşûr, 29/269.)
Soru: Yüce Allah’ın yalanlayıcıları (اولي النعمة) “Nimet içinde yüzen” şeklinde nitelemesinin faydası nedir?
إِنَّآ أَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡكُمۡ رَسُولٗا شَٰهِدًا عَلَيۡكُمۡ كَمَآ أَرۡسَلۡنَآ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ رَسُولٗا ١٥
Mekke kâfirleri için misal olarak Firavun’un Mûsâ u ile olan kıssası verilmiştir. Çünkü Peygamber’in ﷺ davetinden yüz çevirme sebebi noktasında Mekke ehlinin hâli ile Mısır ehlinin hâlini bir kılan husus, içinde bulundukları, Allah’ın dışındaki varlıklara ibadet etme ve kendilerine gönderilen rasûle karşı nefislerini dolduran kibir/büyüklenme durumudur. (İbn Âşûr, 29/273.)
Soru: Neden darbımesel olarak Firavun’un Mûsâ u ile olan kıssası seçildi?