Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﯳ

ﱕ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ ١١ ١١
ﭜ ﭝ ١٢ ١٢
ﭟ ﭠ ﭡ ١٣ ١٣ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ
ﭧ ﭨ ١٤ ١٤
ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ١٥ ١٥ ﭯ ﭰ ١٦ ١٦ ﭲ ﭳ ﭴ
ﭵ ١٧ ١٧
ﭷ ﭸ ١٨ ١٨ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ١٩ ١٩ ﮀ ﮁ ﮂ
ﮃ ٢٠ ٢٠
ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ٢١ ٢١ ﮊ ﮋ ٢٢ ٢٢ ﮍ ﮎ
ﮏ ﮐ ﮑ ٢٣ ٢٣
ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ٢٤ ٢٤ ﮙ
ﮚ ٢٥ ٢٥
ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ٢٦ ٢٦ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ
ﮥ ﮦ ٢٧ ٢٧
ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ٢٨ ٢٨ ﮮ ﮯ
ﮰ ﮱ ٢٩ ٢٩
ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ
ﯛ ﯜ ﯝ ٣٠ ٣٠
ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ٣١ ٣١
ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ٣٢ ٣٢
ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ
٣٣ ٣٣
ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ٣٤ ٣٤ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ٣٥ ٣٥
ﯽ ﯾ ﯿ ﰀ ﰁ ٣٦ ٣٦
ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ
ﰇ ٣٧ ٣٧
ﰉ ﰊ ﰋ ﰌ ﰍ ﰎ ﰏ ﰐ ٣٨ ٣٨ ﰒ ﰓ ﰔ ﰕ
ﰖ ﰗ ٣٩ ٣٩
ﰙ ﰚ ﰛ ﰜ ﰝ ﰞ ﰟ ٤٠ ٤٠
569
سورة المعارج Ayetler 11 - 14

يُبَصَّرُونَهُمۡۚ يَوَدُّ ٱلۡمُجۡرِمُ لَوۡ يَفۡتَدِي مِنۡ عَذَابِ يَوۡمِئِذِۢ بِبَنِيهِ ١١ وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ ١٢ وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِي تُـٔۡوِيهِ ١٣ وَمَن فِي ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعٗا ثُمَّ يُنجِيهِ ١٤

Yüce Allah, o gün başına gelecek azabın büyüklüğünden ötürü kâfir kimsenin, eğer mümkün olsa kendini kurtarmak için dünyada kendisine en sevimli olan ve nesep olarak en yakın olan kimseyi fidye olarak vereceğini bildirmek gayesiyle âyette önce çocukları, ardından eşi ve kardeşi zikretmiştir. (Taberî, 23/606)
Soru: Neden Yüce Allah bu âyette insanın yakınlarını bu şekilde sıralamıştır?

سورة المعارج Ayetler 19 - 22

۞إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا ١٩ إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعٗا ٢٠ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلۡخَيۡرُ مَنُوعًا ٢١ إِلَّا ٱلۡمُصَلِّينَ ٢٢

Nefis daima bir şeyleri isteyip yapar. Eğer sâlih bir iradeye muvaffak olursa ne âlâ. Aksi hâlde fasit bir iradeye ve zararlı bir amele düşer. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Gerçekten insan, pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır. Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder. Ona imkân verildiğinde ise pinti kesilir. Ancak şunlar öyle değildir: Namaz kılanlar, ki onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler).” Yüce Allah insanın bu vasıf üzere yaratıldığını, bunun dışında bir hâl üzere olanın ise Yüce Allah’ın,  fazlı ve ihsanıyla temize çıkarması sebebiyle böyle olduğunu haber vermektedir. (İbn Kayyim, 3/196)
Soru: Her insanın bir iradesinin olduğunu bildiğine göre yapman gereken şey nedir?

سورة المعارج Ayetler 19 - 22

۞إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا ١٩ إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعٗا ٢٠ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلۡخَيۡرُ مَنُوعًا ٢١ إِلَّا ٱلۡمُصَلِّينَ ٢٢

Yüce Allah yerme bâbından insanı bu huylarla zikretmiştir. Namaz kılanları da bunlardan müstesna tutmuştur. Çünkü kıldıkları namazları onları dünya ile az ilgilenmeye sevk etmektedir. Bu yüzden dünyanın şerrinden ötürü kederlenmez, ondan elde ettikleri hayırda cimrilik etmezler. (İbn Cüzeyy, 2/495)
Soru: Neden Yüce Allah namazı dosdoğru kılanları hırs vasfından müstesna tutmuştur?

سورة المعارج Ayetler 0 - 27

وَٱلَّذِينَ هُم مِّنۡ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشۡفِقُونَ ٢٧

Faziletli amellerine rağmen nefisleri hakkında korku içindedirler. Çünkü işledikleri amelleri yetersiz görüp Allah’ın  azametini kalplerinde yüceltirler. Nitekim başka bir âyette Allah şöyle buyurmaktadır: “Rablerine dönecekleri için, verdiklerini kalpleri ürpererek verenler.” (Mü’minûn, 23/60) (Âlûsî, 15/71)
Soru: Kulun, Rabbinden haşyet duyması arttıkça sâlih amelleri de artar. Âyet-i kerîmeden yola çıkarak bunu izah et.

سورة المعارج Ayetler 0 - 33

وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَٰدَٰتِهِمۡ قَآئِمُونَ ٣٣

İbadetin her türlüsüyle kulluk yalnızca O’na yapılır. Bu da “lâ ilâhe illallah” şahitliğinin gerçekleşmesidir. Bu yüzden Yüce Allah cehennemi gerçek mânada “lâ ilâhe illallah” şehadetini yerine getirene haram kılmıştır. Bu şehadetin hakikatini gerçekleştiren ve gereklerini yerine getiren kimsenin cehenneme girmesi imkansızdır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar.” Onlar bu şahitliklerini açıktan-gizliden, kalben-bedenen yerine getirirler. Çünkü insanlardan bazılarının şahitliği ölüyken bazılarınınki ise uyku hâlinde olur. Ne zaman ihtar edilse kendine gelip dikkat kesilir. (İbn Kayyim, 3/197)
Soru: “Lâ ilâhe illallah” şehadeti nasıl gerçek mânada tahakkuk bulur?

سورة المعارج Ayetler 23 - 34

ٱلَّذِينَ هُمۡ عَلَىٰ صَلَاتِهِمۡ دَآئِمُونَ ٢٣ وَٱلَّذِينَ هُمۡ عَلَىٰ صَلَاتِهِمۡ يُحَافِظُونَ ٣٤

Yüce Allah her iki âyette zikrettiği farklı vasıflarla birlikte namazı tekraren zikretti. Namaza devam etmenin mânası, daha öncesinden geçtiği üzere, hiçbir meşguliyetin kişiyi namazdan alıkoymamasıdır. Namazı korumanın mânası ise namazın sıhhatinin kendisine bağlı olduğu hususlara riayet etmesidir. (eş-Şevkânî, 5/293)
Soru: Neden Yüce Allah namazı bu sûrede tekraren zikretti?

سورة المعارج Ayetler 0 - 39

كَلَّآۖ إِنَّا خَلَقۡنَٰهُم مِّمَّا يَعۡلَمُونَ ٣٩

Bu âyetin üç farklı mânası vardır:
a- İnsanın hakir olduğunu belirtmek ve kibirlenenlere karşı reddiye yapmak.
b- Cennete girmeyi uman kâfirlere bir reddiye. Sanki Yüce Allah şöyle buyurmuştur: Biz sizi, insanları kendisinden yarattığımız şeyle yarattık, o hâlde kişi ancak sâlih amelle cennete girebilir. Çünkü yaratılışın aslı itibariyle eşitsiniz.
c- Üçüncü mânaya gelince, Yüce Allah’ın onları dayanıksız bir sudan yaratmasıyla dirilişe de delil sunmadır. Yüce Allah ölümlerinden sonra onları tekrardan iade etmeye kadîrdir. Şu âyette geçtiği üzere: “Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi?” (Kıyâmet, 75/37) (İbn Cüzeyy, 2/495)
Soru: Bu âyet üç mânayı kapsamıştır. Bunlar nedir?