Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﯠ

ﱓ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ٣١ ٣١ ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ
ﭝ ٣٢ ٣٢
ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ٣٣ ٣٣ ﭥ ﭦ ﭧ
ﭨ ٣٤ ٣٤
ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ٣٥ ٣٥ ﭱ ﭲ
ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ٣٦ ٣٦
ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ
ﭾ ﭿ ٣٧ ٣٧
ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ
ﮈ ٣٨ ٣٨
ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ٣٩ ٣٩ ﮑ ﮒ
ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ٤٠ ٤٠
ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ
ﮟ ٤١ ٤١
ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ٤٢ ٤٢
ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ٤٣ ٤٣
ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ
ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ٤٤ ٤٤
ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ
ﯢ ﯣ ﯤ ٤٥ ٤٥
ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ
ﯮ ٤٦ ٤٦
ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ٤٧ ٤٧ ﯶ
ﯷ ﯸ ﯹ ٤٨ ٤٨
ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ
ﰀ ﰁ ٤٩ ٤٩
ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ﰉ ﰊ ﰋ ٥٠ ٥٠
ﰍ ﰎ ﰏ ﰐ ﰑ ﰒ ﰓ ﰔ ﰕ ﰖ ﰗ ﰘ ٥١ ٥١
522
سورة الذاريات Ayetler 0 - 31

۞قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَيُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ ٣١

Misafiri ağırlamada âdet olduğu üzere, İbrâhim u, kendilerine ikramlarını yaptıktan sonra bu soruyu iletti. Zira kalkıp gitmeye hazırlanana kadar gelen misafirlere, “Sizi buraya getiren sebep nedir?” diye sormamak, misafiri ağırlamanın âdâbındandır. Tâ ki ağırlamaktan sıkıldıkları vehmine kapılmasınlar ve güç yetirebiliyorsa işlerine yardımcı olsun. (İbn Âşûr, 27/5.)
Soru: Neden İbrâhim u, meleklerin gönderiliş sebebini sual etmeyi erteledi?

سورة الذاريات Ayetler 0 - 36

فَمَا وَجَدۡنَا فِيهَا غَيۡرَ بَيۡتٖ مِّنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ ٣٦

Katâde, Yüce Allah’ın bu kavli hakkında dedi ki: “Eğer orada birden fazla ev halkı bulunmuş olsaydı Yüce Allah onları kurtarırdı. Bilsinler ki Yüce Allah, imanın kendi katında mahfuz değerini ve iman ehlini asla zayi etmez.” (Taberî, 22/430.)
Soru: Mümin evlerdeki imanın kıymetini açıkla.

سورة الذاريات Ayetler 0 - 37

وَتَرَكۡنَا فِيهَآ ءَايَةٗ لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ ٣٧

Bu buyrukta, Yüce Allah’ın şu âlemdeki mûcizelerinden ve kendisine işaret eden izlerini bıraktığı ve rasûllerinin doğruluğuna delâlet eden hârikulâde delillerden ancak âhiret gününe iman edenlerin ve Allah’ın azabından korkanların faydalanacağına delil vardır. Çünkü âhiret gününe iman etmeyen kimsenin bu deliller karşısında en fazla söyleyeceği şey şudur: “Bunlar bir topluluktu, zaman diğer topluluklara böyle musibetler uğrattığı gibi bunlara da isabet ettirmiştir. Bedbahtlık ve saadet de zamanın içinde sürekli olan bir durumdur. Âhiret gününe iman edip ondan korkana gelince, işte Yüce Allah’ın bu âyet ve öğütlerinden faydalanacaklar ancak onlardır.” (İbn Kayyim, 3/49-50.)
Soru: Kur’ân’ın kıssalarından ve öğütlerinden faydalanacak olanlar kimlerdir?

سورة الذاريات Ayetler 0 - 45

فَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ مِن قِيَامٖ وَمَا كَانُواْ مُنتَصِرِينَ ٤٥

Onlara azap indiğinde ne yerlerinden kalkabildiler ne de yerlerinden doğrulabildiler. Katâde dedi ki: “Yere çakıldıktan sonra yerlerinden doğrulamadılar.” (وما كانوا منتصرين) “yardım edenleri de olmamıştı;” bizden kaçamamışlardı. Katâde der ki: “Onların, Allah’tan (azabından) kaçacakları bir güçleri yoktu.” (el-Beğavî, 4/233.)
Soru: Bu âyete dayanarak “Yüce Allah, zalime mühlet verir, bir kere de ansızın onu yakaladı mı, artık bırakmaz (onun için kurtuluş yoktur).” (Buhârî, 4686.) hadisini nasıl anlarsın?

سورة الذاريات Ayetler 0 - 49

وَمِن كُلِّ شَيۡءٍ خَلَقۡنَا زَوۡجَيۡنِ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ ٤٩

Âyette kastedilen mâna, insanların toplanacağı haşr ve diriltilecekleri neşir günüyle ilgili zikredilen tüm hâlleri düşünüp öğüt almaktır. Çünkü bunu yapmaya güç yetiren kimse kıyamet gününde ölüleri diriltmeye hayli hayli kadir olur! (Âlûsî, 27/27.)
Soru: Bu âyet, Yüce Allah’ın insanları toplamaya güç yetirebildiğine nasıl işaret etmiştir?

سورة الذاريات Ayetler 0 - 50

فَفِرُّوٓاْ إِلَى ٱللَّهِۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ ٥٠

Genelin koşu ve firarı, akide ve amel bağlamında cehâletten ilme, sakınarak ve azimle, tembellikten amele koyulmaya ve Yüce Allah’a güvenerek, umutla darlıktan genişliğe koşmadır. (el-Bikâî, 1/59.)
Soru: Allah’a koşmak nasıl olur?

سورة الذاريات Ayetler 0 - 50

فَفِرُّوٓاْ إِلَى ٱللَّهِۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ ٥٠

Yüce Allah Zatına dönmeyi burada “firar/kaçış” olarak isimlendirmiştir. Çünkü başka birine dönmede türlü türlü korku ve hoşlanılmayan durumlar vardır. Ancak Yüce Allah’a dönmede nefsin hoşnut olduğu türlü türlü şeyler, sürûr, saadet ve başarı vardır. Bu bakımdan kul, Yüce Allah’ın kâza ve kaderinden, yine O’nun kâza ve kaderine firar etmektedir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 812.)
Soru: Neden Yüce Allah’a dönüş firar olarak isimlendirilmiştir?