Kuran
ﮱ
ﱏ
ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ٧٩ ٧٩ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ٨٠ ٨٠ ﭦ
ﭧ ﭨ ﭩ ٨١ ٨١ ﭫ ﭬ ﭭ ٨٢ ٨٢ ﭯ ﭰ ﭱ
ﭲ ﭳ ٨٣ ٨٣ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ٨٤ ٨٤ ﭻ ﭼ
ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ٨٥ ٨٥ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ
٨٦ ٨٦ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ٨٧ ٨٧ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ٨٨ ٨٨
ﮒ ﮓ ﮔ ٨٩ ٨٩ ﮖ ﮗ ﮘ ٩٠ ٩٠ ﮚ ﮛ ﮜ
ﮝ ﮞ ﮟ ٩١ ٩١ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ٩٢ ٩٢ ﮦ ﮧ ﮨ
ﮩ ٩٣ ٩٣ ﮫ ﮬ ﮭ ٩٤ ٩٤ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ
٩٥ ٩٥ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ٩٦ ٩٦ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ
ﯟ ﯠ ٩٧ ٩٧ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ٩٨ ٩٨
ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ٩٩ ٩٩ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ
١٠٠ ١٠٠ ﯵ ﯶ ﯷ ١٠١ ١٠١ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ
ﯿ ﰀ ﰁ ﰂ ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ﰉ ﰊ
ﰋ ﰌ ﰍ ﰎ ﰏ ﰐ ﰑ ﰒ ﰓ ﰔ ١٠٢ ١٠٢
إِذۡ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلۡبٖ سَلِيمٍ ٨٤
Şirkten ve şekten arınmış bir şekilde. Avf el-A‘râbî dedi ki: “Muhammed b. Sîrîn’e, ‘Selîm kalp nedir?’ diye sordum, ‘Allah’ın yarattıkları arasında Allah’a samimiyetle bağlı kalan demektir.’ diye cevap verdi.” (Kurtubî, 18/50.)
Soru: Selîm kalbin özellikleri nelerdir ki onlarla nitelenelim?
فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ٨٧
Siz O’nun dışındaki varlıklara ibadet ediyorken âlemlerin Rabbinin size ne yapacağını zannedersiniz/beklersiniz? Bu, şirklerine bağlı kalmaları hâlinde Yüce Allah’ın kendilerini cezalandıracağına dair bir korkutmadır. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 705.)
Soru: Âyet-i kerîmede müşrikler için bir korkutma vardır. Bunu açıkla.
فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ ٩١
İbrâhim u bu sözü sadece, bu putlara tapan kimselerle alay etme mânasında söylemiştir. (İbn Cüzeyy, 2/238.)
Soru: Akletmemelerine rağmen İbrâhim u nasıl olur da onlara/putlara hitapta bulunur?
وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهۡدِينِ ٩٩
Bu âyet-i kerîme hicret ve uzlet amelinde asıl dayanaktır. Bu ameli ilk yapan kişi İbrâhim’dir u. Bu da Yüce Allah’ın onu ateşten kurtarması sırasında olmuştur. Dedi ki: “Ben Rabbime gidiyorum,” yani kavmimin beldesini ve doğduğum yeri terk edip Rabbimin dinini yaşayabileceğim yere doğru gidiyorum. (Kurtubî, 18/59.)
Soru: Mümin için hicret veya uzlet ne zaman meşru olur?
رَبِّ هَبۡ لِي مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ ١٠٠
Özellikle sâlih olmakla niteledi. Çünkü evlât nimeti, ancak evlât sâlih olduğunda kâmil bir nimet olur. Zira evlâtların salahı babalar için göz aydınlığıdır. Onların sâlih olmalarının gereklerinden biri de anne-babalarına iyilikte bulunmalarıdır. (İbn Âşûr, 23/148.)
Soru: Sâlih bir evlât için dua etmenin önemini açıkla.
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡيَ قَالَ يَٰبُنَيَّ إِنِّيٓ أَرَىٰ فِي ٱلۡمَنَامِ أَنِّيٓ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ ١٠٢
Soru
Şayet denilse ki: “Yüce Allah katından hüküm kesin bir şekilde verilmesine rağmen İbrâhim u neden oğluna danıştı?” Cevap: Cevaben denilir ki: “İbrâhim u onun görüşünü almak için kendisine danışmadı. Ancak kalbine sebat gelsin ve nefsini sabra azmettirsin diye kalbinin durumunun nasıl olduğunu öğrenmek için sordu. Sormuş olduğu bu suale İsmâil u ise en güzel cevabı verdi.” (İbn Cüzeyy, 2/238.)
Soru: Peygamberlerin rüyaları hak olmasına rağmen neden İbrâhim u, oğluna danıştı?
سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ ١٠٢
“‘İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın’ dedi:” Böylece babasına, kendisini sabra hazırladığını bildirdi ve bunu da Allah’ın dilemesine bağladı. Çünkü Yüce Allah’ın dilemesi dışında hiçbir şey olmaz. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 706.)
Soru: İsmâil’in u, sabrını Allah’ın dilemesiyle birlikte zikretmesinin faydası nedir?