Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮫ

ﱍ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ
ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ
ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ٢٠ ٢٠
ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ
ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ
ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ٢١ ٢١
ﮈ ﮉ ﮊ
ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ
ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ٢٢ ٢٢
ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ
ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ
٢٣ ٢٣
ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ٢٤ ٢٤
ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ
ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ٢٥ ٢٥
ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ
ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ٢٦ ٢٦
ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ
ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ
ﰀ ﰁ ﰂ ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ٢٧ ٢٧
ﰊ ﰋ
ﰌ ﰍ ﰎ ﰏ ﰐ ﰑ ﰒ ﰓ ﰔ ﰕ ٢٨ ٢٨
413
سورة لقمان Ayetler 0 - 20

أَلَمۡ تَرَوۡاْ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَأَسۡبَغَ عَلَيۡكُمۡ نِعَمَهُۥ ظَٰهِرَةٗ وَبَاطِنَةٗۗ

Sizin yapmanız gereken, nimetleri bahşedene duyduğunuz sevgi ile ve O’na boyun eğmenizle bu nimetlerin şükrünü edâ edip yerine getirmeniz ve bu nimetleri O’na itaate yardımda kullanıp mâsiyetine karşı yardım alarak kullanmamanızla olur. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 649.)
Soru: Nimetlere şükür nasıl olur?

سورة لقمان Ayetler 0 - 20

وَأَسۡبَغَ عَلَيۡكُمۡ نِعَمَهُۥ ظَٰهِرَةٗ وَبَاطِنَةٗۗ

(نعمه ظاهرة و باطنة) “nimetlerini açık ve gizli olarak,” açık nimetleri sıhhat, mal ve diğer nimetlerdir. Gizli nimetleri ise insanların muttali olmadıkları nimetlerdir. Amellerinden çirkin olanları örtmesi bu kabîldendir. (İbn Cüzeyy, 2/174.)
Soru: Yüce Allah’ın gizli ve açık bazı nimetlerine örnek zikret.

سورة لقمان Ayetler 0 - 20

وَأَسۡبَغَ عَلَيۡكُمۡ نِعَمَهُۥ ظَٰهِرَةٗ وَبَاطِنَةٗۗ

İbn Abbas h der ki: “Açık nimetler İslâm ve Kur’ân’dır. Gizli nimetler ise üzerini örttüğü ve kendisi sebebiyle sana gazap etmediği günahlarındır.” Dahhâk  dedi ki: “Açık nimetler, güzel sûret ve âzaları düzgün yaratması; gizli nimet ise marifettir.” (Kurtubî, 3/512.)
Soru: Yüce Allah’ın sana has verdiğini düşündüğün iki nimet zikret.

سورة لقمان Ayetler 0 - 20

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِي ٱللَّهِ بِغَيۡرِ عِلۡمٖ وَلَا هُدٗى وَلَا كِتَٰبٖ مُّنِيرٖ ٢٠

Bu âyet, ilmi elde etmenin mertebelerinin tümünü kapsamıştır ki bunlar ya ictihad ya iktisap ya âlimden telakki etmek ya da muteber kitaplardan mütalaa etmektir. (İbn Âşûr, 21/175.)
Soru: Âyet-i kerîme ilmi elde etmenin üç mertebesini kapsamıştır. Bunları açıkla.

سورة لقمان Ayetler 0 - 22

۞وَمَن يُسۡلِمۡ وَجۡهَهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَهُوَ مُحۡسِنٞ فَقَدِ ٱسۡتَمۡسَكَ بِٱلۡعُرۡوَةِ ٱلۡوُثۡقَىٰۗ وَإِلَى ٱللَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلۡأُمُورِ ٢٢

Yani ibadet ve niyetini Yüce Allah’a has kılan kimse... (وهو محسن) “İyi davranışlar içinde;” çünkü iyi davranışlar olmaksızın keza kalbi tanımaksızın ibadet etmek fayda vermez. (Kurtubî, 16/487.)
Soru: Kendini bütünüyle Allah’a nasıl verirsin? Ve bu neden iyi davranışta bulunmakla kayıtlandırılmıştır?

سورة لقمان Ayetler 0 - 24

۞وَمَن يُسۡلِمۡ وَجۡهَهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَهُوَ مُحۡسِنٞ فَقَدِ ٱسۡتَمۡسَكَ بِٱلۡعُرۡوَةِ ٱلۡوُثۡقَىٰۗ وَإِلَى ٱللَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلۡأُمُورِ ٢٢

Bu âyetin buradaki münasebeti, müşriklerin küfrünün bazısının açıktan, bazısının ise gizliden olmasıdır. (İbn Âşûr, 21/178.)
Soru: Âyet-i kerîmenin, Yüce Allah’ın; (ان الله عليم بذات الصدور) “Allah kalplerde olanı şüphesiz çok iyi bilir.” sözüyle bitmesindeki münasebet nedir?

سورة لقمان Ayetler 0 - 27

وَلَوۡ أَنَّمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ مِن شَجَرَةٍ أَقۡلَٰمٞ وَٱلۡبَحۡرُ يَمُدُّهُۥ مِنۢ بَعۡدِهِۦ سَبۡعَةُ أَبۡحُرٖ مَّا نَفِدَتۡ كَلِمَٰتُ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ ٢٧

Âyet-i kerîme Yüce Allah’ın sözlerinin çok olduğunu haber vermektedir. Asıl kastedilen ise ilminin genişliğidir. Âyetin mânası şudur: Şayet yeryüzünün ağaçları kalem olsa, deniz ise yedi denizle birlikte daimî bir şekilde mürekkep olsa ve bunlarla Allah’ın sözleri yazılsa, ağaçlar ve denizler tükenirdi de Allah’ın sözleri tükenmezdi. Çünkü ağaçlar ve denizler son bulur fakat Allah’ın sözleri sonsuzdur. (İbn Cüzeyy, 2/175.)
Soru: Bu âyetten bir fayda zikret.