Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮪ

ﱍ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ
ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ ١٦ ١٦
ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ
ﭡ ﭢ ١٧ ١٧
ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ
ﭩ ﭪ ﭫ ١٨ ١٨
ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ
ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ
١٩ ١٩
ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ
ﮇ ٢٠ ٢٠
ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ
ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ
ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ٢١ ٢١
ﮟ ﮠ
ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ
ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ٢٢ ٢٢
ﮮ ﮯ ﮰ
ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ
ﯛ ﯜ ﯝ ٢٣ ٢٣
ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ
ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ
ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ٢٤ ٢٤
406
سورة الروم Ayetler 0 - 19

يُخۡرِجُ ٱلۡحَيَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَيُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتَ مِنَ ٱلۡحَيِّ

Bu âyette Yüce Allah, yarattıklarının Zatının kudretinin kemâline delâlet etmesi için, mahlûkatı zıddıyla yarattığını zikretmektedir. Bitkiyi taneden, taneyi bitkiden, yumurtayı tavuktan, tavuğu yumurtadan, insanı nutfeden, nutfeyi insandan, mümini kâfirden, kâfiri müminden çıkarması buna birer örnektir. (İbn Kesîr, 6/277.)
Soru: Yüce Allah’ın eşyayı zıddıyla yaratmasını haber vermesinden istifade edilecek şeyler nelerdir?

سورة الروم Ayetler 0 - 21

وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنۡ خَلَقَ لَكُم مِّنۡ أَنفُسِكُمۡ أَزۡوَٰجٗا لِّتَسۡكُنُوٓاْ إِلَيۡهَا وَجَعَلَ بَيۡنَكُم مَّوَدَّةٗ وَرَحۡمَةًۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَتَفَكَّرُونَ ٢١

Eşler arasında sevgi ve rahmeti yaratmıştır. Bu sayede onlar birbirlerine sevgi besler ve merhamet ederler. Aralarında bir akrabalık bağı olmamasına rağmen hiçbir şey birine diğerinden daha sevimli değildir. (ان في ذلك لآيات لقو م يتفكرون) “Doğrusu bunda (yani Yüce Allah’ın azametinde ve kudretinde), iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.” (el-Beğavî, 3/491.)
Soru: Yüce Allah’ın eşler arasında sevgi ve rahmet yaratması lütfunun büyüklüğünü açıkla.

سورة الروم Ayetler 0 - 22

وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦ خَلۡقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفُ أَلۡسِنَتِكُمۡ وَأَلۡوَٰنِكُمۡۚ

Yüce Allah’ın, kullarına olan inayetinin ve rahmetinin tezahürlerinden biri de benzerliğin olmaması için insanlar arasında bu çeşitliliği (dil ve renklerin farklılığını) takdir etmesidir. Aksi hâlde çelişki meydana gelir ve birçok maksat yerine gelemez. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 639.)
Soru: Düşünenler için Yüce Allah’ın, dilleri ve renkleri farklı yaratmasında O’nun rahmeti ortaya çıkar. Bu nasıl açıklanabilir?

سورة الروم Ayetler 0 - 22

وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦ خَلۡقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفُ أَلۡسِنَتِكُمۡ وَأَلۡوَٰنِكُمۡۚ

Tüm yeryüzü ehlinin, hatta Yüce Allah’ın Âdem’i u yaratmasından kıyametin kopmasına kadarki dünya ahalisinin tamamının iki gözü, iki kaşı, bir burnu, alnı, ağzı ve iki yanağı olacaktır. Ama tüm bunlara rağmen hiçbiri diğerine benzemez. Bilakis üslup, görünüm veya söz olarak birini diğerlerinden ayıran mutlaka görünür ya da görünmez bir şey vardır. Az biraz üzerinde düşünüldüğü zaman bu farklılık ortaya çıkacaktır. Her birinin kendine has bir üslubu ve bir şekli vardır ki bununla başkasına benzemez. (İbn Kesîr, 6/279.)
Soru: İnsanların yaratılışlarındaki çeşitliliği düşündüğün zaman nasıl bir fayda elde edersin?

سورة الروم Ayetler 0 - 22

وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦ خَلۡقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفُ أَلۡسِنَتِكُمۡ وَأَلۡوَٰنِكُمۡۚ

Dil ağızda yer alır. Arapça, Acemce, Türkçe ve Rumca gibi farklı diller onda ortaya çıkar. Beyaz, siyah ve kırmızı gibi renklerde farklı sûretlerde ortaya çıkar. Bir kimseyi görmüş olmayasın ki onunla başkası arasında illaki bir farklılık olmasın. Bütün bunlar nutfenin de anne-babanın da işi değildir. Bununla beraber mutlaka bunları yapan bir fâilin olması gerekir ki bunun da hiç kuşkusuz Yüce Allah olduğu bilinir. Bu da (kâinatı) yönetenin ve yaratıcının varlığının en açık delilidir. (Kurtubî, 16/413.)
Soru: Dillerin ve renklerin farklılığı neye delâlet etmektedir?

سورة الروم Ayetler 0 - 23

وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦ مَنَامُكُم بِٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱبۡتِغَآؤُكُم مِّن فَضۡلِهِۦٓۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَسۡمَعُونَ ٢٣

Burada (ابتغاء) “arama” kelimesinin Yüce Allah’ın lütfuyla birlikte zikredilmesinde (“Allah’ın lütfundan (nasibinizi) aramanız”) kulun, rızkını kendisi ve becerisiyle kazandığını düşünmemesi gerektiğine işaret vardır. Bilakis tüm bunları Rabbinin lütfundan bilmesi gerekir. (Âlûsî, 11/33.)
Soru: Yüce Allah’ın (وابتغاؤكم من فضله) “Allah’ın lütfundan (nasibinizi) aramanız” kavlinde, aramanın lütufla birlikte zikredilmesi neyi ifade eder?

سورة الروم Ayetler 0 - 24

وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦ يُرِيكُمُ ٱلۡبَرۡقَ خَوۡفٗا وَطَمَعٗا وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَيُحۡيِۦ بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَآۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ ٢٤

Bu âyetlerden faydalanmak akıllı olma vasfına bağlanmıştır. Çünkü kibir ve inat hastalığına bulaşmamış müstakim bir akıl, bu zikredilen delilleri ve hikmetleri anlamada yeterlidir. (İbn Âşûr, 21/79.)
Soru: Neden Yüce Allah âyetlerden istifade etmeyi akıl sahiplerine has kıldı?