Kuran
ﮎ
ﰺ
ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ١٨٢ ١٨٢ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ
ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ
ﭯ ﭰ ١٨٣ ١٨٣ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ
ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ
ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ
ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ
١٨٤ ١٨٤ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ
ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ
ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ
ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ
ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ
ﯤ ﯥ ﯦ ١٨٥ ١٨٥ ﯨ ﯩ
ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ
ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ١٨٦ ١٨٦
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ ١٨٣ أَيَّامٗا مَّعۡدُودَٰتٖۚ
Yüce Allah’ın (كما كتب على الذين من قبلكم ) “sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi” ve (أياما معدودات) “sayılı günlerde” sözünden kasıt, orucu Müslümanlara kolaylaştırmaktır ve güzel bir iltifattır. İbn Cüzeyy, 1/95.
Soru: Yüce Allah şeriatında hikmet ve rahmeti bir araya getirmiştir. Bunu âyetten yola çıkarak açıkla.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ
Çünkü o (oruç ibadeti) her çağda insanlar için maslahat olan emirlerden ve şeriatlardandır. Onda bu ümmete, amelleri tamamlamak için sizin dışınızdakilerle yarışın, güzel hasletlere koşun tavsiyesi ve oruç ibadeti, sizin kendisiyle has kılındığınız ağır amellerden değildir manasında bir teşvik vardır. Tefsîru’s-Sa‘dî, 86.
Soru: Bu oruç ibadetinin bizlerden öncekilere farz olduğunun haber verilmesinden ne fayda elde ederiz?
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ ١٨٣
Yani günahlardan sakınırsınız... Zira oruç ibadeti günahların anası olan şehvetleri kısırlaştırır. Rasûlullah ﷺ bizlere bildirip şöyle buyurdu: “Ey gençler topluluğu! Sizden, evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan daha çok korur ve ferci de daha çok muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun. Çünkü oruç, onun için bir kalkandır.” - [Buhârî, 5065; Müslim, 1400.](Âlûsî, 2/57)
Soru: Oruç nasıl takvâya ulaştırır?
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ ١٨٣
Yüce Allah’ın şöyle buyurduğu rivâyet edilir: “Âdemoğlunun oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç Benim içindir, mükâfatını da Ben vereceğim.” Yüce Allah -ibadetlerin hepsi Kendisi için olmasına rağmen- orucu Kendine has kıldı. Oruç, iki şeyle sair ibadetlerden ayrılmıştır:
a- Oruç, -namaz hariç- nefsi, hiçbir ibadetin alıkoyamadığı zevklerinden ve şehvetlerinden alıkoyar.
b- Oruç kul ile Rabbi arasında bir sırdır, O’ndan başkasına açığa çıkmaz, bundan dolayı O’na has olmuştur. Bunun dışındaki ibadetler ise zâhirdir. Riya ile ve yapmacık olarak yapmış olabilir. Bundan dolayı oruç diğerlerinden daha özel olmuştur. [Buhârî, Savm, 9; Müslim, Siyâm, 163]
Soru: Oruç ibadetinin diğer ibadetlerden üstünlüğünü açıkla.
وَلِتُكۡمِلُواْ ٱلۡعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمۡ
Bunun en büyük sırlarından biri şudur: Bayram; sevinç ve neşe mahalli olup insan nefsi, tabiatı gereği -bazen gafletinden bazen de haddini aşarak- aç gözlülük üzere yaratıldığından sınırları aştığı için tekbir getirmekle emrolundu. el-Bikâî, 1/59.
Soru: Yüce Allah Ramazan Bayramı’nın gecesinde tekbir edilmesini neden emretmiştir?
وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌۖ أُجِيبُ دَعۡوَةَ ٱلدَّاعِ إِذَا دَعَانِۖ
Bazıları dedi ki: “Âyetin siyakında açık olduğu üzere, dilemeye bağlanan, kâfirlerin duasıdır. Genel vaad ise müminlerin duası hakkındadır. Dolayısıyla müminlerin duası geri çevrilmez. Ya istedikleri kendilerine verilir ya da istediğinden daha hayırlısı kendisi için (âhirete) saklanır, ertelenir veya o miktarda kendisinden bir kötülük savılır/uzaklaştırılır.” eş-Şenkîtî, 1/74.
Soru: İcabet edilmesi bakımından müminin duası ile kâfirin duası arasındaki fark nedir?
وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌۖ أُجِيبُ دَعۡوَةَ ٱلدَّاعِ إِذَا دَعَانِۖ فَلۡيَسۡتَجِيبُواْ لِي وَلۡيُؤۡمِنُواْ بِي لَعَلَّهُمۡ يَرۡشُدُونَ ١٨٦
Bu âyette, oruçlunun duasına icabet edileceğine, Ramazan ayının dualarının icabet olunacağına, hakeza Ramazanın her gününün bitiminde dua etmenin meşru olduğuna işaret vardır. İbn Âşûr, 2/179.
Soru: Dua âyetinin oruç âyetlerinin arasına girmesinin hikmeti nedir?