Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮒ

ﰿ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ
ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ٧٤ ٧٤
ﭡ ﭢ ﭣ
ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ
٧٥ ٧٥
ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ
ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ ٧٦ ٧٦
ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ
ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ
ﮏ ٧٧ ٧٧
ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ
ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ
٧٨ ٧٨
ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ
ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ٧٩ ٧٩
ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ
ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ
ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ
ﯯ ٨٠ ٨٠
ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ
ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ﰀ
ﰁ ﰂ ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ٨١ ٨١
137
سورة الأنعام Ayetler 0 - 74

وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ ءَازَرَ أَتَتَّخِذُ أَصۡنَامًا ءَالِهَةً إِنِّيٓ أَرَىٰكَ وَقَوۡمَكَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ ٧٤

Bunda (anne-babaya iyiliğe) aykırı bir durum yoktur. Çünkü sövmeden ve haddi aşmadan hakka hicret etmek iyiliğe aykırı olmaz. (İbn Âşûr, 7/314.)
Soru: Âyet-i kerîmede geçen İbrâhim’in u üslubunda anne-babaya iyiliğe aykırı bir durum var mıdır?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 76

فَلَمَّا جَنَّ عَلَيۡهِ ٱلَّيۡلُ رَءَا كَوۡكَبٗاۖ قَالَ هَٰذَا رَبِّيۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلۡأٓفِلِينَ ٧٦

Bu böyledir… Çünkü ibadetin aslı muhabbettir (sevgidir). Ve o (ibadette işlenen) şirk, şirkin aslıdır. Yüce Allah’ın hanîflerin imamı olan Halîl-i İbrâhim’in kıssasında zikrettiği gibi: “Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, ‘Rabbim budur’ dedi. Yıldız batınca, ‘Batanları sevmem’ dedi.” (İbn Teymiyye, 3/34.)
Soru: Muhabbet (sevgi) ibadette asıldır. Ancak câhiller onu şirkte asıl kıldılar. Âyet-i kerîmeden yola çıkarak bunu açıkla.

سورة الأنعام Ayetler 0 - 76

قَالَ هَٰذَا رَبِّيۖ

(قال هذا ربي) “‘Rabbim budur’ dedi.” buyruğu, anlaması için hasmın mertebesine inmektir. Yani İbrâhim u şöyle demiş oluyor: “Bu benim Rabbimdir. O hâlde gelin de hep beraber bakalım, bu (yıldız) rabliği hak ediyor mu? Ve buna dair bizlere bir delil kaim oluyor mu? Zira akıllı kişinin herhangi bir delil ve burhan olmadan hevâsını ilâh edinmemesi gerekir.” (Tefsîru’s-Sa‘dî, 262.)
Soru: İbrâhim’in u, yıldızı Rabbi olarak nitelendirmesinin sebebi nedir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 76

فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلۡأٓفِلِينَ ٧٦

(قال لا أحب الآفلبن) “‘Batanları sevmem’ dedi,” yani kendisine ibadet edenden gizlenip kaybolanı sevmem. Zira mâbudun (kendisine ibadet edilenin), kendisine ibadet edenin maslahatlarını karşılayabiliyor olması ve tüm işlerini çevirebilen olması gerekir. Aksi takdirde uzun süre gaib olan, ibadet edilmeye nasıl hak sahibi olacak? Onun ilâh olarak kabul edilmesi son derece aptallık ve en bâtıl şeyden başka bir şey midir!? (Tefsîru’s-Sa‘dî, 262.)
Soru: Neden sönen ve kendisine ibadet edenin gözlerinden kaybolup giden bir şey ibadet edilmeyi hak etmez?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 77

قَالَ لَئِن لَّمۡ يَهۡدِنِي رَبِّي لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلضَّآلِّينَ ٧٧

Peygamberler Yüce Allah’tan iman üzere sebat etme hususunda hâlen talepte bulunuyorlar. İbrâhim u şöyle diyordu: “Rabbim! Beni de evlâtlarımı da putlara tapmaktan koru!” (İbrâhîm, 14/35.)- (el-Beğavî, 2/41.)
Soru: Peygamberlerin u din üzere sabit kalmadaki gayretlerine delâlet eden bir şey açıkla.

سورة الأنعام Ayetler 0 - 79

إِنِّي وَجَّهۡتُ وَجۡهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ حَنِيفٗاۖ وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ٧٩

Ben ibadetimde yüzümü gökleri ve yeri yaratana, fâni olmayıp bâki olana, hayy (diri olup) ölmeyene çevirdim; bâki olmayıp fâni olana, zâil olup daim olmayana, zarar ve fayda vermeyene değil! (Taberî, 11/487.)
Soru: Yüce Allah’a ibadeti gerektirip başkasına ibadetin olmamasının sebepleri nelerdir?

سورة الأنعام Ayetler 81 - 82

وَكَيۡفَ أَخَافُ مَآ أَشۡرَكۡتُمۡ وَلَا تَخَافُونَ أَنَّكُمۡ أَشۡرَكۡتُم بِٱللَّهِ مَا لَمۡ يُنَزِّلۡ بِهِۦ عَلَيۡكُمۡ سُلۡطَٰنٗاۚ فَأَيُّ ٱلۡفَرِيقَيۡنِ أَحَقُّ بِٱلۡأَمۡنِۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ٨١ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَلَمۡ يَلۡبِسُوٓاْ إِيمَٰنَهُم بِظُلۡمٍ أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلۡأَمۡنُ وَهُم مُّهۡتَدُونَ ٨٢

Yani sizler her şeye güç yetiren Yüce Allah’tan korkmazken ben neden ölü olanlardan korkayım. “İki gruptan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır?” Yani Allah’ın azabından… Muvahhid olan mı, yoksa müşrik olan mı? Yüce Allah aralarında hüküm vererek buyurdu ki: “İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar,” yani şirk karıştırmayanlar. (Kurtubî, 8/444.)
Soru: Yüce Allah’tan çok ölülerden korkmak cehâletin bir kısmıdır. Bunu âyetten yola çıkarak açıkla.