Kuran
ﰄ
ﱖ
ﭜ ﭝ ﭞ ١٣ ١٣ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ١٤ ١٤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ١٥ ١٥
ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ١٦ ١٦ ﭯ ﭰ ﭱ ١٧ ١٧ ﭳ
ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ١٨ ١٨ ﭹ ﭺ ﭻ ١٩ ١٩
ﰅ
ﮇ ٣ ٣ ﮉ ﮊ ﮋ ٤ ٤ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ٥ ٥ ﮒ
ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ٦ ٦ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ٧ ٧ ﮠ
ﮡ ﮢ ٨ ٨ ﮤ ﮥ ٩ ٩ ﮧ ﮨ ﮩ ١٠ ١٠ ﮫ ﮬ
ﮭ ﮮ ١١ ١١ ﮰ ﮱ ﯓ ١٢ ١٢ ﯕ ﯖ ﯗ ١٣ ١٣ ﯙ
ﯚ ١٤ ١٤ ﯜ ﯝ ١٥ ١٥ ﯟ ﯠ ١٦ ١٦ ﯢ ﯣ
ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ١٧ ١٧ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ١٨ ١٨ ﯮ
ﯯ ﯰ ﯱ ١٩ ١٩ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ٢٠ ٢٠
ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ٢١ ٢١ ﯽ ﯾ ﯿ ٢٢ ٢٢
قَدۡ أَفۡلَحَ مَن تَزَكَّىٰ ١٤ وَذَكَرَ ٱسۡمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ ١٥
Yüce Allah temizlenmeyi/tezkiyeyi, Allah’ın zikrinden ve namazdan önce zikretti. Çünkü tüm amellerin aslı buna dayanır. Zira nefis temizlendiğinde, onda hidâyetin nûrları parıldar. Kul da bunun faydalarını gördüğünde daha da çok bu alana yönelir. (İbn Âşûr, 30/288.)
Soru: Neden nefsi tezkiye, Allah’ı zikretmenin ve namazın önüne geçirildi?
بَلۡ تُؤۡثِرُونَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا ١٦
Dünya hayatını tercih etmekten maksat, ondan razı olmak, onunla hoşnut olmak ve âhiretten külliyen yüz çevirmektir. (Âlûsî, 15/322.)
Soru: Dünya hayatını tercih etmekten kasıt nedir?
وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ ٢ عَامِلَةٞ نَّاصِبَةٞ ٣
(خاشعة) “zelildir:” Başlangıç olarak “zillet” ile vasıflandırılmamıştır. Çünkü (خشوع) “huşû” olarak vasıflanmasında bir tür alaya işaret vardır. Zira bu kişi kendisine fayda vereceği bir zamanda huşû sahibi olmamıştır. Aynı açıklama “amel eden” olarak nitelenmesinde de geçerlidir, (عاملة ناصبة) “durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur.” (Âlûsî, 15/320.)
Soru: Kıyamet gününde âsi olanların yüzlerinin zillet/huşû içinde olmasında ve “amel eden” olarak vasıflanmasındaki maksat nedir?
فِي جَنَّةٍ عَالِيَةٖ ١٠
Cennetin (عالية) “yüce” olarak nitelenmesi çok güzel olmasındandır. Çünkü bahçelerin en güzeli, yüksek yerlerde olandır. (İbn Âşûr, 30/299.)
Soru: Neden cennet (عالية) “yüce” olmakla nitelenmiştir?
لَّا تَسۡمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةٗ ١١
Aksine orada işittikleri, Allah’a hamdetmek, O’nu yüceltmek ve tenzih etmekten ibarettir. Orada gördükleri harika nimetler onları buna yöneltir. Bununla birlikle dünyada işitmekten hoşlanmadıkları boş sözler gibi kendilerini bu amellerden başka bir şeye yönelten hikmete aykırı hazlar kalplerinden sökülerek atılmıştır. (el-Bikâî, 22/9.)
Soru: Dünyadaki boş söze bedel olarak cennetteki sözler nelerdir?
فِيهَا سُرُرٞ مَّرۡفُوعَةٞ ١٣
(سرر) “sürur / tahtlar” kelimesi (سرير) “serîr / taht” kelimesinin çoğuludur. Üzerine oturduğu zaman Rabbinin kendisine hazırladığı nimet ve mülkleri görebilmesi için tahtlar (مرفوعة) “yükseltilmiştir.” Gözü tüm bu nimetlere erişip görmektedir. (Taberî, 24/387.)
Soru: Neden Yüce Allah cennet tahtlarını yüksek kılmıştır?
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَيۡفَ خُلِقَتۡ ١٧
Yüce Allah, birçok hayret verici ibretler taşıdığı için devenin yaratılışı üzerinde düşünmeye teşvik etmiştir. Güçlü olmasına rağmen zayıf olan (insan) için boyun eğmesi, susuzluğa karşı sabretmesi, üzerine binilmesi, üzerine yük yüklenmesi, etlerinden yenmesi, sütünden ve (usulüne göre) idrarından içilmesi gibi çokça faydaları üzerinde düşünmeye teşvik etmiştir. (İbn Cüzeyy, 2/566.)
Soru: Devenin yaratılışındaki bazı acayip yönlerini zikret.