Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﯔ

ﱏ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ
ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ
ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ
ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ٦ ٦
ﭺ ﭻ ﭼ
ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ
ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ
ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ٧ ٧

ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ
ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ
ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ
٨ ٨
ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ
ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ
ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ٩ ٩
ﰀ ﰁ ﰂ
ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ﰉ ﰊ ﰋ ﰌ ﰍ
ﰎ ﰏ ﰐ ﰑ ﰒ ﰓ ﰔ ﰕ ﰖ ﰗ ١٠ ١٠
459
سورة الزمر Ayetler 0 - 6

وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡأَنۡعَٰمِ ثَمَٰنِيَةَ أَزۡوَٰجٖۚ

Bunlar Allah’ın, En‘âm sûresinde zikrettiği hayvanlardır: “Allah erkekli, dişili çiftler hâlinde sekiz hayvan yarattı: Koyundan iki, keçiden iki.” (En‘âm, 6/143) Ve “Deveden iki, sığırdan da iki.” (En‘âm, 6/144.) Kulların maslahatı için birçok hayvan yaratmasına rağmen faydasının çokluğundan, maslahatının genelliğinden, değerinden ve kurban, hac kurbanı ve akîka gibi ibadetlerde kullanıldıklarından, kendileri hakkında zekâtın farz olmasından ve diyet hükmü ile has kılınmalarından dolayı diğer hayvanlar içerisinden özellikle bunlar zikredildi. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 719.)
Soru: Neden diğer hayvanlar içerisinden özellikle bu sekiz çift zikredilmiştir?

سورة الزمر Ayetler 0 - 6

يَخۡلُقُكُمۡ فِي بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ خَلۡقٗا مِّنۢ بَعۡدِ خَلۡقٖ فِي ظُلُمَٰتٖ ثَلَٰثٖۚ

(خلقا من بعد خلق) “çeşitli safhalardan geçirerek,” yani insanın oluşumu önce nutfe, sonra alâka, sonra çiğnemlik et parçasıdır; yaratılışı tamamlanıp ruh üfürülene kadar devam eder. (İbn Cüzeyy, 2/264.)
Soru: Âyet-i kerîme mahlûkun zayıflığını ve Yaratıcı’nın kudretini beyan etmektedir. Bunu açıkla.

سورة الزمر Ayetler 0 - 6

يَخۡلُقُكُمۡ فِي بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ خَلۡقٗا مِّنۢ بَعۡدِ خَلۡقٖ فِي ظُلُمَٰتٖ ثَلَٰثٖۚ

(في ظلمات ثلث) “üç katlı karanlık içinde,” yani karın, rahim ve plasentanın karanlığı içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. (el-Cezâirî, 23/336.)
Soru: Âyette zikredilen üç karanlık nedir?

سورة الزمر Ayetler 0 - 6

ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ لَهُ ٱلۡمُلۡكُۖ

Yüce Allah’ın rubûbiyyetle nitelenmesi onlara varlık ve yardım nimetini hatırlatmadır. Bu da rubûbiyyet mânasının ta kendisidir. Aynı şekilde gelecek âyette onları nimete karşı nankör olmakla kaydetmek için bir hazırlıktır. Bir sonra gelecek olan âyette Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz Allah, size muhtaç değildir. Bununla beraber O, kullarının küfrüne razı olmaz.” (İbn Âşûr, 23/336.)
Soru: Âyet-i kerîmede Yüce Allah’ın rubûbiyetle nitelenmesinin faydası nedir?

سورة الزمر Ayetler 0 - 9

أَمَّنۡ هُوَ قَٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيۡلِ سَاجِدٗا وَقَآئِمٗا يَحۡذَرُ ٱلۡأٓخِرَةَ وَيَرۡجُواْ رَحۡمَةَ رَبِّهِۦۗ

Kalbi Allah’ın  zikrine bağlamada daha çok yardımcı olması, riyanın bulaşma ihtimalinin daha uzak olması ve ibadeti rahatlık ile uyku gibi nefsin hazzına tercih etmede daha etkili olması sebebiyle gece ibadeti kişiye daha fazla yardımcı olduğu için âyetteki ibadet, gece vaktiyle has kılınmıştır. Öyle ya, gece vakti rahatlığa meyletmede daha çekicidir. Kişi bu vakitte ibadet etmeyi rahatlığa tercih ettiğinde kalbi Allah’a  yakınlaşma sevgisiyle nûrlanır. (İbn Âşûr, 23/336.)
Soru: Neden âyet-i kerîmede gece vakti özellikle zikredilmiştir?

سورة الزمر Ayetler 0 - 10

لِلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ فِي هَٰذِهِ ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةٞۗ وَأَرۡضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌۗ

Bu âyet iyilikte bulunan herkes için dünyada iyilik olacağı noktasında geneldir. Bu böyleyken zulme uğradığı ve aşağılandığı bir yerde iman eden kimselerin durumu ne olacak? “Böyle kimseler için dünyada iyilik yoktur” şeklinde akla gelebilecek bir şüpheyi Yüce Allah şu kavliyle defetmektedir: “Allah’ın (yarattığı) yeryüzü geniştir.” Yüce Allah arzının geniş olduğunu haber vermektedir. O hâlde her ne zaman Allah’a β ibadetten alıkonulursanız içinde bulunduğunuz yerden başka bir yere hicret edin. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 721.)
Soru: Yüce Allah her iyilik sahibine bu dünyada iyiliğin olduğunu haber verdiğini zikrettikten sonra neden arzının geniş olduğunu haber vermektedir?

سورة الزمر Ayetler 0 - 10

إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّٰبِرُونَ أَجۡرَهُم بِغَيۡرِ حِسَابٖ ١٠

Ali h der ki: “Sabredenler hariç her itaatkâra bir ölçek ve tartı konulur. Onların mükâfatı bolca kendilerine verilir.” Yine rivâyet edildiğine göre belâ ehli (olup sabredenler) getirildiğinde onlar için bir terazi konulmaz, kendileri için bir divan dikilmez, ecir ve mükâfat hesapsız bir şekilde üzerlerine dökülür. Öyle ki dünyada âfiyet ehli olanlar, sabredenlerin elde ettiği fazileti görünce makaslarla cesetlerinin kesilmesini temenni ederler. (el-Beğavî, 4/9.)
Soru: Sabredenlerin mükâfatı Allah  katında nasıl hesapsız olur?