Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮤ

ﱊ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ
ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ
ﭨ ﭩ ٢٨ ٢٨
ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ
ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ
ﭼ ٢٩ ٢٩
ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ
ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ٣٠ ٣٠

ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ
ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ
ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ
ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ
ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ
ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ
ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ
ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ
ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ﰀ ﰁ ﰂ ٣١ ٣١
353
سورة النور Ayetler 0 - 28

وَإِن قِيلَ لَكُمُ ٱرۡجِعُواْ فَٱرۡجِعُواْۖ هُوَ أَزۡكَىٰ لَكُمۡۚ

Katâde der ki: “Muhacirlerden biri şöyle dedi: ‘Ben ömrüm boyunca bu âyet-i kerîme ile amel etmek istedim, ancak bir türlü buna muvaffak olamadım. Kardeşlerimden birinin evine girmek için izin isteyecektim de o da bana dön diyecekti ve ben de sevinerek geri dönecektim. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: ‘Eğer size, ‘Geri dönün!’ denilirse, hemen dönün.’” (Taberî, 19/150)
Soru: Bir yere girmek için izin istediğinde sana geri dönmen söylense hâlin nasıl olurdu?

سورة النور Ayetler 0 - 30

قُل لِّلۡمُؤۡمِنِينَ يَغُضُّواْ مِنۡ أَبۡصَٰرِهِمۡ وَيَحۡفَظُواْ فُرُوجَهُمۡۚ ذَٰلِكَ أَزۡكَىٰ لَهُمۡۚ

Göz, kalbe açılan en büyük kapıdır. Oraya ulaşan duyu yollarının en etkilisidir. Bundan dolayı bu cihetten düşüşler de pek çok olur. Ondan sakındırmaya gerek duyulmuştur. Bütün haramlardan ve kendisi sebebiyle fitneye düşülmesinden korkulan her husustan gözün sakınılması farzdır. (Kurtubî, 15/203)
Soru: Görme konusunun önem ve tehlikesini açıkla.

سورة النور Ayetler 0 - 30

قُل لِّلۡمُؤۡمِنِينَ يَغُضُّواْ مِنۡ أَبۡصَٰرِهِمۡ وَيَحۡفَظُواْ فُرُوجَهُمۡۚ ذَٰلِكَ أَزۡكَىٰ لَهُمۡۚ

Kim Allah için bir şeyden vazgeçerse Allah onun yerini daha hayırlısıyla doldurur. Her kim de gözünü haramdan sakınırsa Yüce Allah onun basiretini nurlandırır. Çünkü kul şehvetin tetiklenmesiyle beraber fercini ve gözünü haramlardan ve mukaddimelerinden korursa, diğer uzuvlarını koruması mümkün olur. Bundan dolayı Yüce Allah (حفظ) “koruma” tabirini kullanmıştır. Şayet bir kimse korunma altında olan bir şeyi kollayıp gözetleme ve korumadaki tüm gayretini ortaya koymaz, korumak için gerekli sebepleri yerine getirmezse o şey (gereği gibi) korunmuş olmaz. İşte göz ve ferc de böyledir. Şayet kul bu ikisini korumada cehd-ü gayretini sarf etmezse onlar kulu türlü belâ ve musibetlere düşürür. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 566)
Soru: Gözü (haramlardan) alıkoymanın iki faydasını zikret.

سورة النور Ayetler 0 - 31

وَلَا يُبۡدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنۡهَاۖ

Ziynet eşyalarının malum yerlere olan yakınlığı sebebiyle ziynet eşyalarına bakmak helâl olmadığına göre, bu yerlerin bizatihi kendilerine bakmanın daha bir kesinlikle haram olduğunun bilinmesi için Yüce Allah ziynetlerin bizatihi kendilerini teşhir etmekten nehyetmiştir. Keza bu buyrukta, kadınların bu yerleri örtmede ihtiyatlı davranmaları ve bu yerleri açmada Yüce Allah’tan korkmaları gerektiğine dair delil vardır. (Âlûsî, 9/335)
Soru: Ziynetlerin teşhir edilmesinin nehyedilmesi neyi ifade ediyor?

سورة النور Ayetler 0 - 31

وَلَا يَضۡرِبۡنَ بِأَرۡجُلِهِنَّ لِيُعۡلَمَ مَا يُخۡفِينَ مِن زِينَتِهِنَّۚ

Bu ve benzeri buyruklardan, sedd-i zeraî kaidesi elde edilmektedir. Yani bir iş, mübah olmakla beraber harama götürüyorsa yahut harama götürmesinden korkuluyorsa o iş yasaklanır. Ayakları yere vurmak asıl itibariyle mübahtır. Ancak ziynetin bilinmesine götüren bir yol olmasından ötürü yasaklanmıştır. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 567)
Soru: Bu âyet-i kerîmeden istifade edilen usul kaidesi nedir?

سورة النور Ayetler 0 - 31

وَتُوبُوٓاْ إِلَى ٱللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ٣١

Tevbe etmek, Kitap, Sünnet ve ümmetin icmâsı ile mükellef olan her mümine farzdır. Tevbenin farzları üçtür: a) İşlenen günahtan ötürü pişman olmak -ki onun da bedene veya mala gelen zarardan ötürü değil, azamet sahibi olan bir zata karşı çıkıldığından ötürü olması gerekir-. b) Hiçbir erteleme ve ihmalkârlık yapmaksızın imkânın elverdiği ilk anda günahı terk etmek. c) O günaha bir daha asla dönmemek. Tevbenin âdâbı da aynı şekilde üçtür: Alçakgönüllükle beraber günahı itiraf etmek, dua ve istiğfarı çoğaltmak ve geçmiş kötülüklerin silinmesi için iyilikleri arttırmak. (İbn Cüzeyy, 2/90)
Soru: Tevbenin farzlarını zikret ve Yûnus’un u duasından yola çıkarak Yüce Allah’a günahı itiraf etme edebini misallendir.

سورة النور Ayetler 0 - 31

وَتُوبُوٓاْ إِلَى ٱللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ٣١

Tevbeye sevk eden hususlar yedi tanedir: Cezadan korkmak, sevabı ummak, (amellerin ve nimetlerin) hesabını vermekten utanmak, sevgiliye muhabbet beslemek, her şeyi gözetleyen (الرقيب) “er-Rakîb” ve çok yakın olan (القريب) “el-Karîb”i murakabe etmek, Rabbin huzurunda durmayı (kalpte) büyütmek ve nimetlendirmesi karşısında şükretmektir. (İbn Cüzeyy, 2/90)
Soru: Kişiyi tevbe etmeye sevk eden unsurlar nelerdir?