Kuran
ﮟ
ﱈ
ﮟ
ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ ٣ ٣ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ
ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ
٤ ٤ ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ
ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ٥ ٥ ﭼ ﭽ ﭾ
ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ٦ ٦ ﮆ ﮇ
ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ
٧ ٧ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ
ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ٨ ٨ ﮢ ﮣ ﮤ
ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ
ﮯ ٩ ٩ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ
ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ١٠ ١٠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ
ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ١١ ١١
ذِكۡرُ رَحۡمَتِ رَبِّكَ عَبۡدَهُۥ زَكَرِيَّآ ٢
Yüce Allah, (Zekeriyyâ’yı) bir şeref olması ve özel kılıp yakınlaştırmak için kulluk ile vasfetti. (İbn Cüzeyy, 2/3.)
Soru: Neden Yüce Allah, Zekeriyyâ’yı u kulluk ile vasfetti?
إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيّٗا ٣
(اذ نادى ربه) “Hani o, Rabbine niyaz etmişti,” yani O’na dua etmişti, (نداءً خَفِيًّا) “gizli bir sesle,” ki Zekeriyyâ u sesini gizledi, çünkü Allah aleni olanı işittiği gibi gizli olanı da işitir. Yine gizlemek ihlâsa daha yakın, riyadan ise daha uzaktır. Aynı şekilde insanlar çocuk istemesinden dolayı kendisini ayıplamamaları için böyle yapmıştı. (İbn Cüzeyy, 2/3.)
Soru: Niyazın gizlilikle nitelendirilmesinde bazı mesajları kapsayan güzel nükteler vardır. Bunları açıkla.
قَالَ رَبِّ إِنِّي وَهَنَ ٱلۡعَظۡمُ مِنِّي وَٱشۡتَعَلَ ٱلرَّأۡسُ شَيۡبٗا
Zekeriyyâ u zayıflığı ve âcizliğiyle Yüce Allah’a tevessülde bulundu. Bu ise Yüce Allah’a en sevimli olan vesilelerdendir. Çünkü bunda kişinin kendi güç ve kuvvetinden teberrî ettiğine ve kalbini Yüce Allah’ın güç ve kuvvetine bağladığına delil vardır. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 489.)
Soru: Zekeriyyâ’nın u duasında, dua vesilelerinden etkili birinin beyanı vardır. Bu vesile nedir?
قَالَ رَبِّ إِنِّي وَهَنَ ٱلۡعَظۡمُ مِنِّي وَٱشۡتَعَلَ ٱلرَّأۡسُ شَيۡبٗا وَلَمۡ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيّٗا ٤
Âlimler der ki: “Kişinin, duasında Yüce Allah’ın kendisi üzerindeki nimetleri zikretmesi ve alçakgönüllülüğe yakışır sözler kullanması müstehaptır.” Çünkü Yüce Allah’ın (وهن ٱلعظم مني) “kemiklerim zayıfladı” buyruğu alçakgönüllülük gösterilmesini ifade eder. Keza (ولم أكن بدعآئك رب شقيا) “sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.” buyruğu Yüce Allah’ın, lütfuyla dualarına icabet etmeyi alışkanlık hâline getirdiğinin bir göstergesidir. Yani ben Sana yaptığım duamda bedbaht olmadım. Bu da “Sana dua ettiğimde duamı boş çevirmedin” anlamına gelir. Yani beni, önceki yaptığım dualarda (dualarıma) icabet olunmasına alıştırdın. (Kurtubî, 13/409.)
Soru: Allah’a dua ettiğinde dua edenin üzerinde bulunması gereken hâl nedir?
وَإِنِّي خِفۡتُ ٱلۡمَوَٰلِيَ مِن وَرَآءِي وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِي عَاقِرٗا فَهَبۡ لِي مِن لَّدُنكَ وَلِيّٗا ٥ يَرِثُنِي وَيَرِثُ مِنۡ ءَالِ يَعۡقُوبَۖ
Zekeriyyâ’nın u korkmasının sebebi, onların, kendisinden sonra insanlara kötü muamelede bulunmalarıydı. Bu sebeple Yüce Allah’tan, vahye mazhar olacak kendisinden sonra peygamber olacak ve onları peygamberlikle yönetecek bir çocuk istedi. Nitekim bu duasına icabet de edildi. Zekeriyyâ’nın u çocuk istemesinin sebebi buydu. Yoksa onların, malına vâris olmalarından korktuğu için değildi. Zira peygamberlik, malı hususunda bu denli sevip endişelenmekten daha büyük mertebede bir makamdır. (İbn Kesîr, 3/109.)
Soru: Zekeriyyâ u -bugün dünya ehlinin yaptığı gibi- ölümünden sonra evlâdından olmayan kimselerin malını almalarından mı korkuyordu? Aslen peygamberler birilerine vâris olur mu?
يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسۡمُهُۥ يَحۡيَىٰ لَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ مِن قَبۡلُ سَمِيّٗا ٧
Bu müjde üç hususu kapsamaktadır:
a- Duasına icabet edilmesi -ki bu bir üstünlük ve şereftir-.
b- Kendisine oğul bahşedilmesi -ki bu, güçtür-.
c- (Yahyâ) isminin sadece ona has kılınmasıdır. (Kurtubî, 13/417.)
Soru: Kendisine yalvarmasından sonra Yüce Allah’ın, nebîsi Zekeriyyâ’ya u bahşettiği müjdeler nelerdir?
قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِي غُلَٰمٞ وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِي عَاقِرٗا وَقَدۡ بَلَغۡتُ مِنَ ٱلۡكِبَرِ عِتِيّٗا ٨
Zekeriyyâ u yaşlılığından ve karısının kısır olmasından ötürü bir çocuğun olmasına şaşırdı ve bunu uzak gördü. Yüce Allah’ın kudretini bildiğinden öncelikle bunu sordu. Genellikle nadir olan bir durum olduğu içinde buna şaşırdı. Yine denildi ki: “Bu duayı yaptığında bunu ümit edecek bir yaştaydı, ancak aradan yıllar geçip ihtiyarladıktan sonra duasına icabet edilmişti.” (İbn Cüzeyy, 2/4.)
Soru: Kendisi bu duayı yapmasına rağmen neden çocuk ile müjdelenmesine şaşırmıştır?