Kuran
ﮎ
ﰺ
ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ
ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ
ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ
ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ
ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ
ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ
ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ١٨٧ ١٨٧ ﮛ ﮜ
ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ
ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ
١٨٨ ١٨٨ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ
ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ
ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ
ﯬ ﯭ ١٨٩ ١٨٩ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ
ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ١٩٠ ١٩٠
وَكُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ ٱلۡخَيۡطُ ٱلۡأَبۡيَضُ مِنَ ٱلۡخَيۡطِ ٱلۡأَسۡوَدِ مِنَ ٱلۡفَجۡرِۖ
Yüce Allah’ın fecrin doğuşuna kadar yemeyi câiz kılması, sahur yemeğinin müstehap olduğuna delildir. Çünkü bu, ruhsat bâbındandır. Ruhsatı kullanmak da istenen bir şeydir. İbn Kesîr, 1/210.
Soru: Bu âyetle sahur yemeğinin müstehap olduğuna nasıl delil getirilebilir?
وَلَا تُبَٰشِرُوهُنَّ وَأَنتُمۡ عَٰكِفُونَ فِي ٱلۡمَسَٰجِدِۗ
Yüce Allah’ın oruç ibadetinin ardından itikâfı zikretmesinde, oruçta veya oruç ayının sonunda itikâfa girmeye sevk ve tembih vardır. İbn Kesîr, 1/213.
Soru: Oruçtan sonra itikâfın zikredilmesi neye delâlet ediyor?
وَلَا تُبَٰشِرُوهُنَّ وَأَنتُمۡ عَٰكِفُونَ فِي ٱلۡمَسَٰجِدِۗ
İtikâf, -âlimlerin ittifakı ile- ancak mescidlerde gerçekleşir. Yüce Allah’ın buyurduğu gibi: “Mescidlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin.”
İtikâf halvette de halvet haricinde de bir mağarada, kabrin yanında veya bunun dışında olup da sapmışların yolculuk için yönelip yanında durdukları yerlerde yapılmaz. Tıpkı müşriklerin putlarına yöneldikleri/gittikleri gibi! İbn Teymiyye, 1/448-449.
Soru: Mescid dışında itikâfa çekilmek doğru mudur? Delili âyetten çıkarın.
تِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَقۡرَبُوهَاۗ
Yüce Allah’ın (فلا تقربوها) “yaklaşmayın” kavli (فلا تفعلوها) “yapmayın” demekten daha beliğdir. Çünkü yaklaşmak, bizâtihi haram fiili işlemeyi de ona ulaştıracak vesileleri yasaklamayı da kapsar. Kul, haramları ve harama çağıran tüm sebepleri mümkün olduğu kadarıyla terk etmek ve ondan uzak durmak ile emrolunmuştur.Tefsîru’s-Sa‘dî, 87-88.
Soru: Neden Yüce Allah haram olan fiilleri yapmayı yasaklamak yerine ona yaklaşmayı da yasaklamıştır?
وَلَا تَأۡكُلُوٓاْ أَمۡوَٰلَكُم بَيۡنَكُم بِٱلۡبَٰطِلِ وَتُدۡلُواْ بِهَآ إِلَى ٱلۡحُكَّامِ لِتَأۡكُلُواْ فَرِيقٗا مِّنۡ أَمۡوَٰلِ ٱلنَّاسِ بِٱلۡإِثۡمِ وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ١٨٨
Yüce Allah, oruç ve oruçla ilgili âyetleri zikrettikten sonra, hemen ardından oruç ve itikâf gibi ibadetlerin kabul olmamasına sebep olacak haram yemenin yasaklığından da bahsetmektedir. Âlûsî, 2/69.
Soru: Allah’ın haram yemekten nehyetmesinin oruç ibadetiyle ne ilgisi vardır?
وَلَا تَأۡكُلُوٓاْ أَمۡوَٰلَكُم بَيۡنَكُم بِٱلۡبَٰطِلِ وَتُدۡلُواْ بِهَآ إِلَى ٱلۡحُكَّامِ لِتَأۡكُلُواْ فَرِيقٗا مِّنۡ أَمۡوَٰلِ ٱلنَّاسِ بِٱلۡإِثۡمِ وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ١٨٨
Sizin için hakkınızdan daha fazlasını size vermeleri için hâkimlerle rüşvet alışverişi yapmak suretiyle mallarınızla çalışmayın (mallarınızı onlara teklif etmeyin). Ehl-i Sünnet’e göre, bir kimse, -az olsun çok olsun- “mal” isminin geçerli olduğu bir şeyi alırsa, bununla fâsık olmuş olur. Zira onu almak kendisine haram kılınmıştır. Kurtubî, 3/226.
Soru: Oruçlunun oruç ibadetini muhafaza edebilmesinin mümkün olmasının yollarından biri de rüşvetten uzak durmasıdır. Bunu âyetlerin siyakı üzerinden izah et.
وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ١٨٩
Kim Allah’tan korkarsa, onun kalbinden hikmet pınarları fışkırır. Ve takvâsı nispetince kendisine hakikatin ince esrarları açılır. Âlûsî, 2/74.
Soru: Takvânın semeresi nedir?