Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮚ

ﱅ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ
ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ
ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ
ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ٦ ٦
ﭭ ﭮ ﭯ
ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ
ﭸ ٧ ٧
ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ
ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ٨ ٨
ﮈ ﮉ ﮊ
ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ
ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ
ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ
ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ٩ ٩

ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ
ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ
ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ
ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ ١٠ ١٠
256
سورة إبراهيم Ayetler 0 - 6

إِذۡ أَنجَىٰكُم مِّنۡ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ يَسُومُونَكُمۡ سُوٓءَ ٱلۡعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ أَبۡنَآءَكُمۡ وَيَسۡتَحۡيُونَ نِسَآءَكُمۡۚ وَفِي ذَٰلِكُم بَلَآءٞ مِّن رَّبِّكُمۡ عَظِيمٞ ٦

İmtihan, deneme anlamındadır. Buradaki imtihan ise şerrin isabet etmesidir. Sabrın miktarını ölçmek (sınamak) için denemek “ihtibar” diye isimlendirilmiştir. (İbn Âşûr, 13/192)
Soru: “İmtihan”dan kasıt nedir?

سورة إبراهيم Ayetler 0 - 7

وَإِذۡ تَأَذَّنَ رَبُّكُمۡ لَئِن شَكَرۡتُمۡ لَأَزِيدَنَّكُمۡۖ وَلَئِن كَفَرۡتُمۡ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٞ ٧

Rebî‘ der ki: “‘Eğer şükrederseniz’ nimetlerime, ‘arttıracağım’ fazlımdan.” Hasen de dedi ki: “‘Eğer şükrederseniz’ nimetlerime, ‘arttıracağım,’ bana olan itaatinizi arttıracağım.” İbn Abbas  der ki: “Eğer beni tevhid eder ve itaat ederseniz, şüphesiz ki size olan mükâfatımı arttıracağım.” Bu mânalar birbirine yakındır. (Kurtubî, 12/109)
Soru: Kulun Yüce Allah’a şükretmeye devam etmesi durumunda elde edeceği kazançlar nelerdir?

سورة إبراهيم Ayetler 0 - 7

وَإِذۡ تَأَذَّنَ رَبُّكُمۡ لَئِن شَكَرۡتُمۡ لَأَزِيدَنَّكُمۡۖ وَلَئِن كَفَرۡتُمۡ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٞ ٧

(لئن شكرتم) “Eğer şükrederseniz,” nefisler bu gibi (nimetleri) yalanladığı için Yüce Allah bu ifadeyi tekit ile zikretti. (لأزيدنكم) “arttıracağım,” yani nimetlerimi. Zira denildiği gibi şükür, var olanı hapsedip olmayanı avlamaktır. (el-Bikâî, 4/172)
Soru: Nimetlere şükretmenin faydası nedir?

سورة إبراهيم Ayetler 0 - 8

وَقَالَ مُوسَىٰٓ إِن تَكۡفُرُوٓاْ أَنتُمۡ وَمَن فِي ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعٗا فَإِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِيٌّ حَمِيدٌ ٨

Genelde bir işe teşvik edip onun üzerinden ödül veren veya bir işten nehyedip onu işleyeni cezalandıran kimse, lehine olacak bir amaçla yaptığı için, Yüce Allah’ın, kendisine bir zararın veya faydanın erişmesinden yüce (münezzeh) olduğunu ve tüm bu fayda ve zararlarının kula mahsus olduğunu beyan edip Mûsâ’dan u hikâye ederek şöyle buyurdu: “Mûsâ dedi ki...” (el-Bikâî, 4/172)
Soru: Bu âyetten ne fayda elde edersin?

سورة إبراهيم Ayetler 0 - 8

وَقَالَ مُوسَىٰٓ إِن تَكۡفُرُوٓاْ أَنتُمۡ وَمَن فِي ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعٗا فَإِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِيٌّ حَمِيدٌ ٨

Bu konuya (bu denli) ihtimam gösterilmesinin sebebi şudur: Kâfirlerin çoğu, imanlarıyla Yüce Allah’a bir iyilikte bulunduklarını zannederler. Aynı şekilde peygamberler, iman etmeleri için kendilerine ısrarda bulundukları vakit, bununla kendilerine güç katıp, maslahatlarının yerine gelmesi uğruna hırs gösterdiklerini zannederler. Yüce Allah şükürlerine karşılık ziyadeyi va’dedip, nankörlüklerine karşılık da cezayla tehdit edince, Mûsâ u mükâfatlandıranın mükâfatlandırdığı şey üzerine fayda elde ettiği, cezalandırdığı şey üzerine de zarar gördüğü için bunu yaptığını zannetmelerinden korktu. Bundan dolayı Mûsâ u bu şeytanî düşüncenin nefislerine işlememesi ve bunun neticesinde iman edip şükretmeleri, keza küfürden soyutlanmalarıyla cesaret kazanmamaları için kendilerini bu hususta uyarıp tembihte bulundu. (İbn Âşûr, 13/192)
Soru: Yüce Allah’ın kullarından müstağni olduğu beyanına verilen ihtimam nedendir?

سورة إبراهيم Ayetler 0 - 9

جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَرَدُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فِيٓ أَفۡوَٰهِهِمۡ وَقَالُوٓاْ إِنَّا كَفَرۡنَا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِي شَكّٖ مِّمَّا تَدۡعُونَنَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٖ ٩

(فردوا ايديهم في افواههم) “ellerini peygamberlerinin ağızlarına bastılar:” Bu konuda üç ayrı görüş vardır:
a- Birincisi, buradaki zamirler peygamberlerin kavimlerine dönmektedir. Bu durumda mâna şöyle olur: Onlar peygamberlere duydukları öfkeden ötürü ellerini ağızlarına bastılar. Tıpkı şu âyette geçtiği gibi: “...öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar.” (Âl-i İmrân, 3/119) Veya gülme kendisine galip gelip elini ağzına koyan kimse gibi bunu istihza ve gülmek suretiyle yapmış olabilirler.
b- İkinci görüşe göre, peygamberlere susmayı işaret etmek için ellerini ağızlarına koymuşlardır.
c- Üçüncü görüşe göre ise peygamberleri susturmak için elleriyle peygamberlerin ağızlarına basmışlardır. (İbn Cüzeyy, 1/442)
Soru: Sapıtmış ümmetlerin peygamberlerine karşı tutumlarından davetçinin elde edeceği fayda nedir?

سورة إبراهيم Ayetler 0 - 10

قَالَتۡ رُسُلُهُمۡ أَفِي ٱللَّهِ شَكّٞ

Allah’ın varlığında şüphe mi var? Şüphesiz ki fıtratlar O’nun varlığına şahitlik edip, O’nu ikrar etme üzerine yaratılmışlardır. Selim fıtrat sahipleri için O’nun (varlığını) itiraf etmek zaruri ve zorunludur. (İbn Kesîr, 2/506)
Soru: Neden peygamberler Yüce Allah’ın varlığında şüphe etmeyi çirkin bir davranış olarak karşıladılar?