Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮒ

ﰿ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ
ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ
ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ
ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ
ﮁ ٩١ ٩١
ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ
ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ
ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ٩٢ ٩٢
ﮜ ﮝ ﮞ
ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ
ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ
ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ
ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ
ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ٩٣ ٩٣
ﯱ ﯲ
ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ
ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ﰀ ﰁ ﰂ ﰃ ﰄ ﰅ
ﰆ ﰇ ﰈ ﰉ ﰊ ﰋ ﰌ ﰍ ﰎ ﰏ ٩٤ ٩٤
139
سورة الأنعام Ayetler 0 - 91

وَمَا قَدَرُواْ ٱللَّهَ حَقَّ قَدۡرِهِۦٓ إِذۡ قَالُواْ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ بَشَرٖ مِّن شَيۡءٖۗ قُلۡ مَنۡ أَنزَلَ ٱلۡكِتَٰبَ ٱلَّذِي جَآءَ بِهِۦ مُوسَىٰ

(وما قدروا الله حق قدره) “(Yahudiler) Allah’ı gereği gibi tanımadılar,” yani kullarına olan lütfu ve merhameti hususunda O’nu hakkıyla tanıyamadılar da peygamberleri göndermesini ve kitapları indirmesini inkâr ettiler. Bir sonraki buyruğun gösterdiği üzere bu sözü söyleyenler yahudilerdir. Bunu ancak Muhammed’in ﷺ peygamberliğini inkâr ederken abartmalarından dolayı söylemişlerdir. (İbn Cüzeyy, 1/278.)
Soru: Yüce Allah’ı gereği gibi tanımanın alâmeti nedir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 91

وَمَا قَدَرُواْ ٱللَّهَ حَقَّ قَدۡرِهِۦٓ

Vâlibî’nin kendisinden rivâyet ettiğine göre İbn Abbas h der ki: “Bu âyet kâfirler hakkındadır. Yüce Allah’ın her şeye kadir olduğuna iman edenler, Yüce Allah’ı gereği gibi tanımışlardır.” (İbn Teymiyye, 3/53.)
Soru: Yüce Allah’ı gereği gibi tanıyanlar kimlerdir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 93

وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمۡ يُوحَ إِلَيۡهِ شَيۡءٞ

Fıkıh ve sünen ilminden ve selefin üzerinde olduğu örneklikten yüz çevirip “hatırıma şu geldi, kalbim bana şunu bildirdi” diyen de bu gruba girer. Böylece kalplerine düşen ve akıllarına galip gelen şey ile hükmederler. Neticede bunlarla küllî şer’î ahkâmlara ihtiyaç duymayıp şöyle derler: Bu genel şer’î hükümler ile ancak câhil ve avam olanlara hükmedilir. Evliya ve havassa gelince, onlar bu naslara ihtiyaç duymazlar. (Kurtubî, 8/458.)
Soru: Kalbî düşünceler ile rüyada görünenleri yasamanın bir mastarı kabul etmek Yüce Allah’a yalan uydurma bâbına girer mi?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 93

وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمۡ يُوحَ إِلَيۡهِ شَيۡءٞ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثۡلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۗ

Bu kişinin insanların en zalimi olmasının sebebi, onun yalan söylemesi, dini -usullerini, fürûlarını- değiştirmesi ve bunları Yüce Allah’a nispet etmesi ile en büyük kötülükleri kendinde barındırmasıdır. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 265.)
Soru: Neden Yüce Allah’a iftirada bulunan kimse insanların en zalimi olmuştur?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 93

وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِي غَمَرَٰتِ ٱلۡمَوۡتِ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓاْ أَيۡدِيهِمۡ أَخۡرِجُوٓاْ أَنفُسَكُمُۖ ٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ عَذَابَ ٱلۡهُونِ بِمَا كُنتُمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَكُنتُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهِۦ تَسۡتَكۡبِرُونَ ٩٣

(وٱلملئكة باسطوا أيديهم) “melekler de pençelerini uzatmış,” azap etmek ve vurmak suretiyle… O melekler yüzlerine ve arkalarına vururlar. Denildi ki: Ruhları kabzetmek için ellerini uzatırlar. (اخرجوا) “çıkartın” (انفسكم) “canlarınızı,” yani istemeyerek ruhlarınızı çıkartın. Bu böyledir, çünkü müminin nefsi Rabbine kavuşmak için can atar, kâfirin nefsi ise bundan tiksinir. Âyette cevap mahzuftur (zikredilmemiştir). Takdiri şöyledir: Şayet sen onları bu hâl üzere görseydin çok ilginç şeyleri müşahede ederdin. (el-Beğavî, 2/47.)
Soru: Ölüm anında müminin ruhunun çıkması ile kâfirin ruhunun çıkması arasında ne fark vardır?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 94

وَلَقَدۡ جِئۡتُمُونَا فُرَٰدَىٰ كَمَا خَلَقۡنَٰكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَتَرَكۡتُم مَّا خَوَّلۡنَٰكُمۡ وَرَآءَ ظُهُورِكُمۡۖ

Mâna şudur: Tek tek bize geleceksiniz. Her biriniz yanında ehli, malı ve çocuğu olmaksızın, yine günahta sizlere eşlik edenlerden bir yardımcı olmaksızın tek başına gelecek. (Kurtubî, 8/461.)
Soru: Neden insanın malları, ehli ve çocukları fâni dünyanın ziynetlerinden sayılmıştır?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 94

وَلَقَدۡ جِئۡتُمُونَا فُرَٰدَىٰ كَمَا خَلَقۡنَٰكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَتَرَكۡتُم مَّا خَوَّلۡنَٰكُمۡ وَرَآءَ ظُهُورِكُمۡۖ وَمَا نَرَىٰ مَعَكُمۡ شُفَعَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ زَعَمۡتُمۡ أَنَّهُمۡ فِيكُمۡ شُرَكَٰٓؤُاْۚ

Herkes Yüce Allah’ın kuludur. Allah onların sahibi ve ibadetlerinde hak sahibi olandır. Onların ibadetteki şirkleri ve o (ibadeti) bazı kullara sarf etmeleri, o (kulları) el-Hâlık (yaratan) ve el-Mâlik (her şeyin sahibi olan) Allah’ın yerine koymaktır. İşte bundan dolayı onlar kıyamet günü azarlanıp kınanırlar. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 265.)
Soru: Âyetten yola çıkarak sâlihlere ibadet edenlerin kıyamet günündeki üzüntü ve pişmanlıklarını açıkla.