Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮑ

ﰿ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ
ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ
ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ٩١ ٩١
ﭧ ﭨ ﭩ
ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ
ﭳ ﭴ ٩٢ ٩٢
ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ
ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ
ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ
ﮎ ٩٣ ٩٣
ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ
ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ
ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ٩٤ ٩٤
ﮩ
ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ
ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ
ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ
ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ
ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ٩٥ ٩٥
123
سورة المائدة Ayetler 0 - 91

إِنَّمَا يُرِيدُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَن يُوقِعَ بَيۡنَكُمُ ٱلۡعَدَٰوَةَ وَٱلۡبَغۡضَآءَ فِي ٱلۡخَمۡرِ وَٱلۡمَيۡسِرِ وَيَصُدَّكُمۡ عَن ذِكۡرِ ٱللَّهِ وَعَنِ ٱلصَّلَوٰةِۖ فَهَلۡ أَنتُم مُّنتَهُونَ ٩١

Yüce Rabbimiz daha sonra, şeytanın içki ve kumar sebebiyle aralarına düşmanlığı yerleştirme isteğini veya düşmanlığa sebebiyet verebileceği şeyleri kullarına bildirdi. Zira onlar, mağlup olan kişi hüzünlü ve fakir bir hâlde kalana dek mallar ve aileler üzerine kumar oynuyorlardı. Bunun neticesinde kin ve düşmanlık oluşuyordu. Durum düşmanlığa ulaşmasa bile kin ve nefreti doğuruyordu. Birbirinden nefret eden topluluğun âkıbeti ise hiç de güzel sonlanmaz. (İbn Atıyye, 2/234.)
Soru: Âyette zikredilen şeylerin toplumları ayırdığını ve güveni kaybettirdiğini nasıl anlayacağız?

سورة المائدة Ayetler 0 - 91

إِنَّمَا يُرِيدُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَن يُوقِعَ بَيۡنَكُمُ ٱلۡعَدَٰوَةَ وَٱلۡبَغۡضَآءَ فِي ٱلۡخَمۡرِ وَٱلۡمَيۡسِرِ

Şüphesiz ki içkide içen ile mümin kardeşleri arasında nefrete sebep olan aklı örtme, anlayışı giderme gibi birtakım zararlar vardır. Bilhassa buna (yine içkinin sebebiyet verdiği) sövme de eklenince zararı, öldürmeye varacak kadar daha büyük boyutlara ulaşır. Kumarda ise birinin diğerine galip gelmesi ve karşılıksız bir şekilde malını alması gibi düşmanlık ve nefretin en büyük sebepleri vardır. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 243.)
Soru: İçki ve kumar ile uğraşanların arasında düşmanlık ve nefret nasıl oluşur?

سورة المائدة Ayetler 0 - 91

إِنَّمَا يُرِيدُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَن يُوقِعَ بَيۡنَكُمُ ٱلۡعَدَٰوَةَ وَٱلۡبَغۡضَآءَ فِي ٱلۡخَمۡرِ وَٱلۡمَيۡسِرِ وَيَصُدَّكُمۡ عَن ذِكۡرِ ٱللَّهِ وَعَنِ ٱلصَّلَوٰةِۖ فَهَلۡ أَنتُم مُّنتَهُونَ ٩١

Azı, çoğuna teşvik eden, tutkunu olanların arasına düşmanlık ve nefret sokan, Allah’ın zikrinden ve namazdan alıkoyan her türlü oyun ve eğlence, içki içmek gibidir. (Kurtubî, 8/165.)
Soru: Haram olan oyun ve eğlencenin alâmetleri nelerdir?

سورة المائدة Ayetler 0 - 93

لَيۡسَ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جُنَاحٞ فِيمَا طَعِمُوٓاْ إِذَا مَا ٱتَّقَواْ وَّءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ ثُمَّ ٱتَّقَواْ وَّءَامَنُواْ ثُمَّ ٱتَّقَواْ وَّأَحۡسَنُواْۚ

Takvânın yüceliğine ve değerine delâlet edenlerden biri de şudur: Ne zaman ki Yüce Allah burada umumi olarak onu (takvâyı) şart koştu, ardından özellikle yemenin zikri yanında onu teşvik etti. Bu üslup yeme-içmede vera sahibi olmaya son derece teşvik edicidir ve ihsan makamına ancak onun ile ulaşılabileceğine bir işarettir. (el-Bikâî, 2/539.)
Soru: Mertebelerin en yücesi olan ihsan mertebesine ulaşmanın yeme-içme ile arasındaki bağlantı ne derecededir?

سورة المائدة Ayetler 0 - 93

لَيۡسَ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جُنَاحٞ فِيمَا طَعِمُوٓاْ إِذَا مَا ٱتَّقَواْ وَّءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ ثُمَّ ٱتَّقَواْ وَّءَامَنُواْ ثُمَّ ٱتَّقَواْ وَّأَحۡسَنُواْۚ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٩٣

Bu buyruk muhsin (ihsanda bulunan) muttakinin, mümin olan muttakiden daha üstün olduğuna delildir. (Kurtubî, 8/172.)
Soru: Âyetten yola çıkarak ihsan ehlinin faziletine delâlet eden şeyi açıkla.

سورة المائدة Ayetler 0 - 94

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَيَبۡلُوَنَّكُمُ ٱللَّهُ بِشَيۡءٖ مِّنَ ٱلصَّيۡدِ تَنَالُهُۥٓ أَيۡدِيكُمۡ وَرِمَاحُكُمۡ لِيَعۡلَمَ ٱللَّهُ مَن يَخَافُهُۥ بِٱلۡغَيۡبِۚ

(الغيب) “Gayb,” hazırda bulunmanın ve müşahede etmenin zıddıdır. Burada zikredilmesinin faydası ise Yüce Allah’tan korkanlara bir övgü oluşudur. İmanlarının doğruluğu ve basiretlerinin aydınlığı ile onları methetti. Zira onlar O’nun yüceliğini, azametini, nimetlerini ve mükâfatını görmeden O’ndan korktular. Ancak onlar delilleri talep etmedeki samimiyetlerinden dolayı buna yakîn üzere iman ettiler. (İbn Âşûr, 7/40.)
Soru: Âyet-i kerîmede (الغيب) “Gayb” kelimesinin zikredilmesindeki fayda nedir?

سورة المائدة Ayetler 0 - 94

لِيَعۡلَمَ ٱللَّهُ مَن يَخَافُهُۥ بِٱلۡغَيۡبِۚ

Burada asıl itibara alınacak şey, gaybta ve insanların hazır olmadığı durumlarda O’ndan korkmaktır. İnsanların yanında Allah’tan korktuğunu göstermeye gelince; bu, insanlardan korkmasından kaynaklanıyor olabilir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 244.)
Soru: Yüce Allah’tan gaybta korkmak ile insanların huzurunda korkmak arasında ne fark vardır?