Kuran
ﮐ
ﰽ
ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ
ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ
ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ١٢٨ ١٢٨ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ
ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ
ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ
ﮈ ﮉ ١٢٩ ١٢٩ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ
ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ١٣٠ ١٣٠ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ
ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ
ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ
ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ
١٣١ ١٣١ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ
١٣٢ ١٣٢ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ
ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ١٣٣ ١٣٣ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ
ﯾ ﯿ ﰀ ﰁ ﰂ ﰃ ﰄ ﰅ ١٣٤ ١٣٤
وَٱلصُّلۡحُ خَيۡرٞۗ وَأُحۡضِرَتِ ٱلۡأَنفُسُ ٱلشُّحَّۚ
Nefisler cimrilik üzerine yaratılmıştır. Cimrilik insanın üzerine düşen şeyi harcamaması ve kendi hakkı olanda hırslı olmasıdır. Elbette ki nefisler bunun üzerine yaratılmıştır. Yani sizlerin bu çirkin ahlâkı nefislerinizden söküp atmanız ve onu zıddıyla değiştirmeniz gerekir ki o da cömertliktir. O da üzerine düşen hakkı ifa etmen ve senin hakkın olanın bazısıyla yetinmendir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 207.)
Soru: Kısaca cimriliğin tarifi ve bunun ilacı nedir?
وَأُحۡضِرَتِ ٱلۡأَنفُسُ ٱلشُّحَّۚ وَإِن تُحۡسِنُواْ وَتَتَّقُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٗا ١٢٨
(و ان تحسنوا) “Eğer iyi geçinir,” yani hoşlanmasanız dahi nikâhınızı sürdürmek ve mükellef tutulduğunuz hoş geçinmekle ihsanda bulunur da (و تتقوا) “Allah’tan korkarsanız,” yani eziyetin her türlüsüyle eziyet etmekten kaçınarak takvâyı yerine getirirseniz -ki bu da cimri olan kişinin muhsin ve muttakî olmadığına işarettir- (فإن ٱلله كان بما تعملون خبيرا) “Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” Yani en ince noktasına kadar bilir. Ve siz çok iyi biliyorsunuz ki O, cömertlerin en cömerdidir ve O, yapacaklarınıza karşılık en güzeliyle mükâfatlandıracaktır. (el-Bikâî, 2/329.)
Soru: Ceza amelin cinsindendir. Bunu âyetten yola çıkarak açıkla.
وَإِن تُصۡلِحُواْ وَتَتَّقُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ١٢٩
Eşin hakkını yerine getirme ecrini isteyerek, nefsin arzu etmediği fiillere nefislerinizi zorlayarak kendiniz ile eşlerinizin arasını (و ان تصلحوا) “eğer düzeltir”seniz (فإن ٱلله كان غفورا رحيما) “şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” Vâcip olan hakkı yerine getirme konusundaki taksiratınızı ve sizden sâdır olan günahlarınızı bağışlar ve eşlerinize şefkat gösterip merhamet ettiğiniz gibi Yüce Allah da sizlere merhamet eder. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 207.)
Soru: Kocanın, karısına yaptığı iyiliğin ve şefkatin karşılığı nedir?
وَلَن تَسۡتَطِيعُوٓاْ أَن تَعۡدِلُواْ بَيۡنَ ٱلنِّسَآءِ وَلَوۡ حَرَصۡتُمۡۖ فَلَا تَمِيلُواْ كُلَّ ٱلۡمَيۡلِ
Kendi rızası olmaksızın hakkını kendisinden alıkoyarak arzu edilmeyen(eş)e karşı hepten zulmetmeyin. Güç yetirebildiğinizce adâletli olun. Muhakkak ki sizin adâletin hakikatinden âciz kalmanız, onun dışındaki güç yetirebildiğiniz mertebelerde, sorumluluklarınızı yerine getirmenizden sizi engellemez. (Âlûsî, 5/162.)
Soru: Adâletin kemâlinden âciz kalmak zulmü işlemek için bir gerekçe olabilir mi?
وَلَن تَسۡتَطِيعُوٓاْ أَن تَعۡدِلُواْ بَيۡنَ ٱلنِّسَآءِ وَلَوۡ حَرَصۡتُمۡۖ فَلَا تَمِيلُواْ كُلَّ ٱلۡمَيۡلِ فَتَذَرُوهَا كَٱلۡمُعَلَّقَةِۚ وَإِن تُصۡلِحُواْ وَتَتَّقُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ١٢٩
(ولن تستطيعوا أن تعدلوا بين ٱلنسآء) “Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz.” âyeti sözlerde, fiillerde, sevgi ve benzeri durumlarda tam ve kâmil mânada adâleti sağlayamazsınız mânasındadır. Bu husustaki mükellefiyeti de Yüce Allah, kullarından kaldırmıştır. Zira onlar buna güç yetiremezler. (İbn Cüzeyy, 1/213.)
Soru: Eşleri arasında kocanın sağlayamadığı adâlet nedir?
إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ أَيُّهَا ٱلنَّاسُ وَيَأۡتِ بِـَٔاخَرِينَۚ
Seleften bazıları dediler ki: İşlerini zayi ettikleri zaman kullar Yüce Allah’a ne kadar da önemsizdirler! (İbn Kesîr, 1/535.)
Soru: İnsan için Yüce Allah’ın indinde gerçek kıymet nedir?
مَّن كَانَ يُرِيدُ ثَوَابَ ٱلدُّنۡيَا فَعِندَ ٱللَّهِ ثَوَابُ ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۚ
(فعند الله) “Allah katındadır,” yani mutlak kemâliyet O’na aittir. (ثواب الدنيا) “dünyanın mükâfatı,” fâni bir şenaat ve (والآخرة) “âhiretin mükâfatı,” çok değerli ve kalıcıdır. İşte isteyen Yüce Allah’tan onu istesin, şüphesiz ki O, dilediği kimseye dilediğinden verecektir. Kimin de himmeti bunun ötesine aşıp kalbiyle O’na yönelir ve himmetini sadece âhirete yöneltip sadece bâki olanı isterse, ihlâsla Yüce Allah için cihad eden kimse gibi Yüce Allah onun için ikisini bir arada cemeder. Zira onun için ecir ile ganimet bir araya cemedilir. (el-Bikâî, 2/333.)
Soru: Yüce Allah’ın (فعند ٱلله ثواب ٱلدنيا وٱلأخرة) “dünyanın da âhiretin de mükâfatı Allah katındadır” kavli ne ifade ediyor?