Kuran
ﯽ
ﱖ
ﯾ
ﭣ ٣ ٣ ﭥ ﭦ ﭧ ٤ ٤ ﭩ ﭪ ﭫ
٥ ٥ ﭭ ﭮ ﭯ ٦ ٦ ﭱ ﭲ ﭳ ٧ ٧ ﭵ
ﭶ ﭷ ٨ ٨ ﭹ ﭺ ﭻ ٩ ٩ ﭽ ﭾ ﭿ
١٠ ١٠ ﮁ ﮂ ﮃ ١١ ١١ ﮅ ﮆ ﮇ ١٢ ١٢ ﮉ ﮊ
ﮋ ١٣ ١٣ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ١٤ ١٤ ﮒ ﮓ ﮔ ١٥ ١٥
ﮖ ﮗ ١٦ ١٦ ﮙ ﮚ ﮛ ١٧ ١٧ ﮝ ﮞ ﮟ ١٨ ١٨
ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ١٩ ١٩ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ٢٠ ٢٠ ﮭ
ﮮ ﮯ ٢١ ٢١ ﮱ ﯓ ﯔ ٢٢ ٢٢ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ
٢٣ ٢٣ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ٢٤ ٢٤ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ٢٥ ٢٥
ﯧ ﯨ ٢٦ ٢٦ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ٢٧ ٢٧ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ
ﯴ ٢٨ ٢٨ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ٢٩ ٢٩
وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةٞ ٤٠ تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ ٤١ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ ٤٢
Yani dinin dairesinden topyekûn çıkan ve küfür ile fücûra iyice bulaşan kimseler, genelde bolluk içerisinde olan ve zenginliklerinin kendilerini kibre, arsızlığa ve şımarıklığa ittiği kimselerdir. Küfrü ve fücûru bir araya getirmeleri sebebiyle, ceza olarak da toz/keder ile hüzün bir araya getirilmiştir. (el-Bikâî, 21/273.)
Soru: Neden kâfir ve günahkârlar için keder ile hüzün bir araya getirilmiştir?
إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ ١ وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ ٢ وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ ٣ وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ ٤ وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ ٥ وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ ٦ وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ ٧ وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ ٨ بِأَيِّ ذَنۢبٖ قُتِلَتۡ ٩ وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ ١٠ وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ ١١ وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ ١٢ وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ ١٣ عَلِمَتۡ نَفۡسٞ مَّآ أَحۡضَرَتۡ ١٤
Yüce Allah’ın kıyamet gününü nitelendirdiği bu vasıflar, kalplerin tedirginleştiği, sıkıntıların arttığı, insanın tir tir titrediği ve korkunun her tarafı kuşattığını gösteren vasıflardır. Bu vasıflar akıl sahiplerini, böyle bir gün için hazırlık yapmaya ve kınamayı gerektiren her türlü işten alıkoymaya teşvik eder. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 912.)
Soru: Bu âyetleri okumanla elde edeceğin pratik ve amelî fayda nedir?
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ ٧
Her amel sahibi kendi benzeri olan kişiyle birleştirilir. Allah için birbirlerini sevenler cennette bir araya getirilir, şeytana itaat yolunda birbirlerini sevenler ise cehennemde bir araya getirilirler. Kişi istese de istemese de sevdiğiyle beraberdir. (İbn Kayyim, 3/257.)
Soru: Başkalarına olan sevginin kıyamet gününde büyük bir etkisi vardır. Bunu izah et.
وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ ٨ بِأَيِّ ذَنۢبٖ قُتِلَتۡ ٩
Bu buyruk, diri diri toprağa gömülen kızın kendisi sebebiyle gömüleceği bir suçunun olmadığını bildirmektedir. Aksine buradaki cürüm, tamamen onun katilinindir. İşlenen cürmün büyüklüğü sebebiyle soru, gömülen kıza yöneltilmiştir. Bu da onu gömene bir kınama olması içindir. (eş-Şenkîtî, 8/438.)
Soru: Gömülen kızın hiçbir günahı olmamasına rağmen neden soru kendisine tevcih edilir?
إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولٖ كَرِيمٖ ١٩ ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينٖ ٢٠ مُّطَاعٖ ثَمَّ أَمِينٖ ٢١
Tüm bunlar Kur’ân’ın Allah katındaki değerini ortaya koymaktadır. Çünkü onu bu vasıflarla nitelenen değerli bir melekle göndermiştir. Alışılagelen ise hükümdarların, değerli elçileri ancak en mühim konularda ve en değerli mektuplarla göndermesidir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 913.)
Soru: Nebî’ye ﷺ âyetleri getiren meleğin vasıfları üzerinden, Kur’ân-ı Kerîm’in Allah katındaki değerini düşün?
وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنٖ رَّجِيمٖ ٢٥ فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ ٢٦ إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرٞ لِّلۡعَٰلَمِينَ ٢٧
Her kim, Kur’ân’ın ve kendisiyle gönderilen beşer ve melek olan elçilerin bu vasıflarını bilirse, Kur’ân’ı da onu getiren iki elçiyi de sever, ona büyük bir tâzim ve saygı gösterir, her vaktinde onu tilâvet etmeye yönelir ve var gücüyle emrettiklerini yerine getirmeye ve yasakladıklarından kaçınmaya gayret gösterir. Tâ onu getirenle muvafakat sağlamak ve katından gönderildiği Zatı görmeye rağbet ederek istikamet üzere kalabilmek için tüm bunları yapar. (el-Bikâî, 21/294.)
Soru: Kur’ân’ın ve onu ulaştıranların vasıflarını bilmenin getirdiği fayda nedir?
إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرٞ لِّلۡعَٰلَمِينَ ٢٧ لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ ٢٨
Bu Kur’ân tüm insanlar için, düşünüp öğüt alacakları bir hatırlatmadır. (ان هو الا ذكر للعالمين لمن شاء منكم ان يستقيم) “O, herkes için, sizden, doğru yolda gitmek isteyenler için bir öğüttür,” yani doğru yolu bulmak isteyen bu Kitab’a yönelsin. Şüphesiz ki bu Kitap, onun için bir kurtuluş ve hidâyet sebebidir. Onun dışında doğruya ileten bir şey yoktur. (İbn Kesîr, 4/481.)
Soru: Bugün beşeriyet, kendisini dalâlet ve cehâletin karanlıklarından kurtaracak doğru bir yol icat etmeye çalışmaktadır. Peki, kurtuluş ve doğru yolu bulmak için yegâne yol nedir?