Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮝ

ﱇ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ
ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ٣٩ ٣٩
ﭥ ﭦ
ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ٤٠ ٤٠

ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ ٤١ ٤١

ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ
٤٢ ٤٢
ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ٤٣ ٤٣ ﮒ ﮓ ﮔ
ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ
ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ٤٤ ٤٤
ﮪ ﮫ
ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ
ﯖ ٤٥ ٤٥
ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ
ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ٤٦ ٤٦

ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ
ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ٤٧ ٤٧
ﰁ
ﰂ ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ﰉ ٤٨ ٤٨

ﰋ ﰌ ﰍ ﰎ ﰏ ﰐ ﰑ ﰒ ﰓ ٤٩ ٤٩
286
سورة الإسراء Ayetler 0 - 40

أَفَأَصۡفَىٰكُمۡ رَبُّكُم بِٱلۡبَنِينَ وَٱتَّخَذَ مِنَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِنَٰثًاۚ إِنَّكُمۡ لَتَقُولُونَ قَوۡلًا عَظِيمٗا ٤٠

Yüce Allah onların bu söylemini sırf bir sözden ibaret saymıştır. Çünkü bu düşünmeden söylenmiş bir sözden başkası değildi. Zira bu sözü söyleyen kişi birazcık düşünmüş olsaydı bunun, aklen kabul edilemeyecek bir konu olduğunu görürdü. (İbn Âşûr, 15/108.)
Soru: Müşriklerin, melekleri, Allah’ın -hâşâ- kızları olmayla nitelemeleri neden sadece bir sözden ibaret olmakla ifade edilmiştir?

سورة الإسراء Ayetler 0 - 44

تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبۡعُ وَٱلۡأَرۡضُ وَمَن فِيهِنَّۚ وَإِن مِّن شَيۡءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمۡدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفۡقَهُونَ تَسۡبِيحَهُمۡۚ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورٗا ٤٤

Âyet-i kerimede (لا تعلمون) “bilmezsiniz” fiili yerine (لا تفقهون) “anlamazsınız” fiilinin tercih edilmesindeki sebep, nefyedilen şeyin ince bir anlayış olduğuna işaret etmek olabilir. (İbn Âşûr, 15/110.)
Soru: Neden Yüce Allah (لا تعلمون) “bilmezsiniz” fiili yerine (لا تفقهون) “anlamazsınız” fiilini tercih etmiştir?

سورة الإسراء Ayetler 0 - 45

وَإِذَا قَرَأۡتَ ٱلۡقُرۡءَانَ جَعَلۡنَا بَيۡنَكَ وَبَيۡنَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ حِجَابٗا مَّسۡتُورٗا ٤٥

Örtünün “gizleyici” vasfıyla nitelendirilmesi, cinsinin hakikatindeki mübalağadır. Yani gizlediği şeyi son derece iyice gizlemesi, öyle ki örtülmüş bir şeyin başka bir örtüyle örtülmesi gibidir... Veya bu, bilinen türden bir örtünün haricinde gözlerin görmediği bir örtüdür. (İbn Âşûr, 15/117.)
Soru: Âyet-i kerîmede örtünün gizleme vasfıyla tekit edilmesindeki fâide nedir?

سورة الإسراء Ayetler 0 - 46

وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ

Yani kendisiyle beraber Kur’ân’ı anlamayacakları örtü ve kılıflar koyarı. Üstelik aleyhlerine hüccet olacağı şekilde onu dinlerler. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 459.)
Soru: Kalpler üzerinde örtü olduğunun alâmeti nedir?

سورة الإسراء Ayetler 0 - 46

وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٗاۚ

Yüce Allah’ın (وفي اذانهم وقرا) “kulaklarına bir ağırlık” kavlinin mânası şudur: Yüce Allah, düşman olan bu müşriklerin kulaklarına bir ağırlık vermiştir. Artık onlar kendilerine okunan Kur’ân’ı işitmezler. Bütün bunlar gizleyen örtü ve perdeler sebebiyledir. Kulaklardaki ağırlık ise Yüce Allah’tan kendilerine bir cezadır. Önceden işlemiş oldukları kötülükler sebebiyle Yüce Allah bu cezayı vererek onları Kur’ân ile doğru yolu bulmaktan mahrum bırakmıştır. Yüce Allah onlara zulmetmiş değildir. Bilakis Rasûlullah’a ve getirdiği (hakka) karşı nefret beslemeleri, yine getirdiği tevhid ve hak dine karşı savaşmaları sebebiyle onların kendileri zalimlerden olmuşlardır. (el-Cezâirî, 3/199.)
Soru: Rasûlullah’ın ﷺ getirdiği hakka buğzedenlerin âyette zikredilen cezaları nedir?

سورة الإسراء Ayetler 0 - 46

وَإِذَا ذَكَرۡتَ رَبَّكَ فِي ٱلۡقُرۡءَانِ وَحۡدَهُۥ وَلَّوۡاْ عَلَىٰٓ أَدۡبَٰرِهِمۡ نُفُورٗا ٤٦

Ebü’l-Cevzâ Evs b. Abdullah dedi ki: “Şeytanı kalpten kovmada ‘lâ ilâhe illallah’tan daha etkili bir söz yoktur.” Ardından sonra şu âyeti okudu: “Kur’ân’da Rabbinin birliğini yâdettiğinde onlar, canları sıkılmış bir vaziyette, gerisin geri dönüp giderler.”
Soru: Şeytanı kalbinden nasıl kovarsın?

سورة الإسراء Ayetler 0 - 47

نَّحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَسۡتَمِعُونَ بِهِۦٓ

Biz, Kur’ân’ı dinlerken ondan faydalanmalarını engelledik. Çünkü maksatlarının kötü olduğunu ve ona dil uzatmak için en basit bir şey de olsa bulmaya çalıştıklarını bilmekteyiz. Onların dinlemedeki maksatları doğruyu bulmak ve hakkı kabul etmek değildir. Aksine onlar ona tâbi olmamak konusunda kararlıdırlar. Hâli böyle olan kimseye ise dinlediği şey hiçbir fayda vermeyecektir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 459.)
Soru: Kur’ân’ın âyetlerini dinlerken faydalanmanın en mükemmel yolu nedir?