Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮙ

ﱅ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ
ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ
ﭧ ﭨ ٣٥ ٣٥
ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ
ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ
ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ
٣٦ ٣٦
ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ
ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ٣٧ ٣٧
ﮜ
ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ
ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ٣٨ ٣٨
ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ٣٩ ٣٩ ﯟ ﯠ
ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ
ﯪ ﯫ ٤٠ ٤٠
ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ ﯲ
ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ
ﯾ ٤١ ٤١
ﰀ ﰁ ﰂ ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ
ﰉ ﰊ ﰋ ﰌ ﰍ ﰎ ﰏ ﰐ ﰑ ﰒ ﰓ ٤٢ ٤٢
254
سورة الرعد Ayetler 0 - 35

مَّثَلُ ٱلۡجَنَّةِ ٱلَّتِي وُعِدَ ٱلۡمُتَّقُونَۖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ أُكُلُهَا دَآئِمٞ وَظِلُّهَاۚ

(اكلها دائم) “Yemişleri süreklidir,” meyvesi ve nimetleri kesilmez, (و ظلها) “gölgesi de süreklidir,” gölgesi koyudur ve zail olmaz. (el-Beğavî, 2/535.)
Soru: Âyette zikredilen cennet yemişinin ve gölgesinin özelliği nedir?

سورة الرعد Ayetler 0 - 36

وَٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يَفۡرَحُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكَۖ وَمِنَ ٱلۡأَحۡزَابِ مَن يُنكِرُ بَعۡضَهُۥۚ قُلۡ إِنَّمَآ أُمِرۡتُ أَنۡ أَعۡبُدَ ٱللَّهَ وَلَآ أُشۡرِكَ بِهِۦٓۚ إِلَيۡهِ أَدۡعُواْ وَإِلَيۡهِ مَـَٔابِ ٣٦

“De ki: ‘Bana, sadece Allah’a kulluk etmem emrolundu:” Önceki âyetle irtibat yönü, inkâr edenlere bir cevap, karşılık olmasıdır. Sanki şöyle der gibi: “Ben ancak Allah’a ibadet edip O’nu birlemekle emrolundum. Nasıl olur da buna karşı gelirsiniz!” (İbn Cüzeyy, 1/438.)
Soru: Kur’ân fıtrata uygun olan bir emir vermiştir. Bu emir nedir?

سورة الرعد Ayetler 0 - 36

قُلۡ إِنَّمَآ أُمِرۡتُ أَنۡ أَعۡبُدَ ٱللَّهَ وَلَآ أُشۡرِكَ بِهِۦٓۚ

Kur’ânî cedelin belâgatı gereği bu ifadeyi cümlenin başında zikretmedi. Aksine cümle içinde tedricen zikrederek şöyle buyurdu: “Allah’a kulluk etmem ve” çünkü ehl-i kitaptan veya müşriklerden hiç kimse bu hususta karşı çıkmıyordu. Bu sözün ardından, müşriklerin şirkini iptal edip Îsâ’nın u ilâhlığının geçersiz olduğuna işaret etmek için (ولا اشرك به) “ve O’na ortak koşmamam emrolundu.” ifadesini getirdi. (İbn Âşûr, 13/158.)
Soru: Kur’ân-ı Kerîm tevhidi beyan edip şirki nefyetmede tedriciliği esas alır. Bunu açıkla.

سورة الرعد Ayetler 0 - 37

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلۡنَٰهُ حُكۡمًا عَرَبِيّٗاۚ

Mânası ve maksatları yönüyle mükemmeldir. Bu da hüküm (hikmetli) olmasıdır. Keza lafızları cihetiyle de mükemmeldir ki bu da onun Arapça olmakla ifade edilmesidir. (İbn Âşûr, 13/160.)
Soru: Âyet-i kerîme Kur’ân-ı Kerîm için iki mükemmellikten/kemâlden söz etmektedir. Bunlar nelerdir?

سورة الرعد Ayetler 0 - 37

وَلَئِنِ ٱتَّبَعۡتَ أَهۡوَآءَهُم بَعۡدَ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡعِلۡمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِيّٖ وَلَا وَاقٖ ٣٧

(ولئن اتبعت اهواءهم) “Eğer onların arzularına uyarsan,” yani Allah’tan başkasına ibadet etmede müşriklerin arzularına uyarsan, “Allah tarafından senin ne bir dostun,” sana yardım edecek bir yardımcın, “ne de koruyucun,” seni azabından koruyacak bir koruyucun vardır. Buradaki hitap Nebî’ye ﷺ olup kastedilen ise ümmettir. (Kurtubî, 12/84.)
Soru: Kâfirlerden oluşan doğu ve batının arzularına uyan kimseyi bekleyen iki azap ve ceza nedir?

سورة الرعد Ayetler 0 - 39

يَمۡحُواْ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ وَيُثۡبِتُۖ وَعِندَهُۥٓ أُمُّ ٱلۡكِتَٰبِ ٣٩

(يمحوا الله) “Allah siler,” yani en büyük hükümdar olan Allah (ما يشاء) “dilediğini siler,” yani yasalardan, hükümlerden ve benzerlerinden istediğini neshetmek suretiyle siler ve o hükmü kaldırır. (ويثبت) “(Dilediğini de) sabit bırakır,” ikrar edip hükmünü geçerli kılmak suretiyle sabit kılmak istediğini sabit kılar... Bütün bunlar her zamanda tâbi olan maslahatlara göredir. Zira O, her şeyi bilen ve dilediğini yapandır. O’na karşı bir itiraz söz konusu değildir. (el-Bikâî, 40/160.)
Soru: Bazı hükümlerin neshedilip bazılarının sabit kalmasındaki hikmet nedir?

سورة الرعد Ayetler 0 - 41

أَوَ لَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا نَأۡتِي ٱلۡأَرۡضَ نَنقُصُهَا مِنۡ أَطۡرَافِهَاۚ

Yüce Allah’ın eksiltmesi Yüce Allah’ın yeryüzünde Müslümanlara nasip ettiği fetihlerdir. O hâlde mâna şöyle olur: Onlar, bunu görüp de seni de onların üzerine hâkim kılmasından korkmuyorlar mı? Yine denildi ki: “Yeryüzü cinstir, onun eksilmesi ise insanların ölümü, ürünlerin telef olması, beldelerin yıkılması ve benzeri olaylardır.” (İbn Cüzeyy, 1/439.)
Soru: Yeryüzünün eksiltilmesinde farklı mânalar vardır. Bunları açıkla.