Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮒ

ﱀ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ
ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ
ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ
١١٩ ١١٩
ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ
ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ١٢٠ ١٢٠
ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ
ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ
ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ
١٢١ ١٢١
ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ
ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ
ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ١٢٢ ١٢٢
ﮱ ﯓ
ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ
ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ ١٢٣ ١٢٣
ﯣ ﯤ
ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ
ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ
ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ﰀ ﰁ ١٢٤ ١٢٤
143
سورة الأنعام Ayetler 0 - 119

وَقَدۡ فَصَّلَ لَكُم مَّا حَرَّمَ عَلَيۡكُمۡ

Âyet-i kerîme eşyada ve yiyeceklerde asıl olanın mübahlık olduğuna ve şeriattan haram olduğuna dair bir nas vârit olmadığı sürece bu hüküm üzere kalacağına delâlet etmiştir. Yüce Allah’ın, hükmünü belirtmediği şeyler helâldir. Çünkü Yüce Allah haramı genişçe açıklamıştır. Yüce Allah’ın (bu şekilde) açıklamadığı şeyler ise haram değildir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 271.)
Soru: “Eşyada asıl olan mübahlıktır” şer’î kaidesine bu âyetle nasıl delil getirilir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 119

وَإِنَّ كَثِيرٗا لَّيُضِلُّونَ بِأَهۡوَآئِهِم بِغَيۡرِ عِلۡمٍۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُعۡتَدِينَ ١١٩

İster sevgiden kaynaklansın ister nefretten, Yüce Allah’ın hidâyetinin dışında zevk (irfan nuru) ve vecde tâbi olan herkes bu âyetin muhtevasına dâhildir. Hiç kimsenin, sevdiği şeye tâbi olup ona çağırması ve onu kendine din edinmesi, sevmediği şeyden de nehyedip ondan nefret etmesi, kınaması ve bunu kendine bir din edinme hakkı yoktur. Ancak Yüce Allah’tan bir hidâyet üzere olması başka ki o da başına rasûllerini tayin ettiği Allah’ın şeriatıdır. Şeriat olmaksızın severek veya sevmeyerek arzu ettiğine tâbi olan kimse şüphesiz ki Yüce Allah’tan bir hidâyet olmaksızın hevâsına tâbi olmuştur. (İbn Teymiyye, 3/96.)
Soru: Yüce Allah’tan bir ilim üzere olmaksızın hevâya tâbi olmanın tehlikesini açıkla.

سورة الأنعام Ayetler 119 - 120

وَإِنَّ كَثِيرٗا لَّيُضِلُّونَ بِأَهۡوَآئِهِم بِغَيۡرِ عِلۡمٍۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُعۡتَدِينَ ١١٩

Yüce Allah onların içinde bulundukları dalâletin en çirkin hâl üzere olduğunu ve bunun araştırma ve düşünme ile değil bilakis hevâlarına tâbi olmaktan kaynaklandığını bildirdi. (بغير علم) “bilgisizce,” mânasını araştırmaksızın. (İbn Atıyye, 2/339.)
Soru: Dalâletin en şiddetlisi hangisidir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 120

وَذَرُواْ ظَٰهِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَبَاطِنَهُۥٓۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡسِبُونَ ٱلۡإِثۡمَ سَيُجۡزَوۡنَ بِمَا كَانُواْ يَقۡتَرِفُونَ ١٢٠

Kulun gizli ve açık mâsiyetleri ancak onları araştırıp bilmekle mümkündür. O hâlde bunlar hakkında ve kalp ile bedenin (işleyebileceği) mâsiyetlerin bilinmesi fert olarak herkes için farz-ı ayndır. İnsanların çoğuna mâsiyetlerin çoğu kapalı kalır; özellikle kibir, kendini beğenme, riya ve benzeri kalp mâsiyetleri. Hatta bu tür hasletler birinde bulunur da o kişi bunların farkında bile olmaz. İşte bunun sebebi ilimden yüz çevirmek ve basiretin olmamasıdır. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 271.)
Soru: Açık ve gizli mâsiyet ve günahlardan kaçınmak için kişinin yapması gereken ilk şey nedir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 120

وَذَرُواْ ظَٰهِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَبَاطِنَهُۥٓۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡسِبُونَ ٱلۡإِثۡمَ سَيُجۡزَوۡنَ بِمَا كَانُواْ يَقۡتَرِفُونَ ١٢٠

Bu lafız tüm mâsiyet çeşitlerini kapsar. Çünkü o (mâsiyetlerin) hepsi ya açıktır ya da gizlidir. Denildi ki: Açık olanlar ameller, bâtın (gizli) olanlar ise itikattır. (İbn Cüzeyy, 1/284.)
Soru: Bu âyet-i kerîme geneli ve özeli toplamıştır. Bunu açıkla.

سورة الأنعام Ayetler 0 - 121

وَإِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰٓ أَوۡلِيَآئِهِمۡ لِيُجَٰدِلُوكُمۡۖ

Bu âyet-i kerîme, sofilerde ve benzerlerinde çokça gerçekleşen; kalplerde doğan ilham ve keşiflerin Yüce Allah’ın Kitabı’na ve Rasûlünün sünnetine arz edilmediği müddetçe mücerret olarak hakka delâlet etmediğine delildir. Şayet (Kur’ân ve Sünnet) onları kabul ile karşılarlarsa kabul edilir. Zıt düşerse reddedilir. Şayet (kabul veya red) anlamında bir şeye rastlanılmazsa tevakkuf edilir. Yani tasdik edilmediği gibi tekzip de edilmez. Çünkü vahiy ve ilham, Rahmân’dan da olabilir şeytandan da. Bu yüzden ikisinin arasını ayırmak gerekir. Bu iki durum arasında ayrım yapmaksızın (kabullenmek) sadece Yüce Allah’ın bilebileceği kadar hatalar ve sapkınlıklar meydana getirmiştir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 271.)
Soru: Kitap ve Sünnet’e arz etmeden ilhamlara ve kalbe doğan keşiflere iman eden kimseye bu âyetle nasıl cevap verirsin?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 123

وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَا فِي كُلِّ قَرۡيَةٍ أَكَٰبِرَ مُجۡرِمِيهَا لِيَمۡكُرُواْ فِيهَاۖ وَمَا يَمۡكُرُونَ إِلَّا بِأَنفُسِهِمۡ وَمَا يَشۡعُرُونَ ١٢٣

(وكذلك جعلنا في كل قرية أكابر) “Böylece Biz, her kasabada (…) liderler yaptık.” Tıpkı Mekke’de, orada bozgunculuk yapmaları için (günahkârları) liderler yaptığımız gibi bunu tüm kasabalarda da yaptık. Özellikle liderler zikredildi, çünkü geri kalanlar onlara tâbi olurlar. (İbn Cüzeyy, 1/284.)
Soru: Âyette sadece liderleri zikretmekle yetinmenin sebebi nedir?