Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮒ

ﰿ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ
ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ١٠٢ ١٠٢
ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ
ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ١٠٣ ١٠٣
ﭰ ﭱ
ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ
ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ١٠٤ ١٠٤
ﮃ ﮄ ﮅ
ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ١٠٥ ١٠٥
ﮌ
ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ
١٠٦ ١٠٦
ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ
ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ١٠٧ ١٠٧
ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ
ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ
ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ
١٠٨ ١٠٨
ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ
ﯰ ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ
ﯽ ﯾ ١٠٩ ١٠٩
ﰀ ﰁ ﰂ ﰃ ﰄ
ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ﰉ ﰊ ﰋ ﰌ ١١٠ ١١٠
141
سورة الأنعام Ayetler 0 - 102

ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ خَٰلِقُ كُلِّ شَيۡءٖ فَٱعۡبُدُوهُۚ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ وَكِيلٞ ١٠٢

(ٱلله ربكم) “İşte Rabbiniz Allah O’dur,” yani huzurunda son derece zelil olunmaya, son derece sevilmeye müstahak olan (tek) mâbud ve ilâhınız O’dur. Yine tüm varlıkları nimetlerle terbiye eden ve türlü afetleri gideren Rabbiniz O’dur. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 268.)
Soru: (رب) “Rab” kelimesinin mânası nedir ve bunun üzerine ne terettüp eder?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 102

وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ وَكِيلٞ ١٠٢

Yüce Allah’ın her şeye vekil olması insanların vekilliği cinsinden değildir. İnsanların vekilliği geçici temsilcilik bâbından bir vekilliktir. Onların bu vekâletinde vekil, kendisine vekâleti verene tâbidir. Yaratıcı (el-Bâri’) olanın vekilliği ise kendi zatındandır ve O’nun vekilliği ilmin kemâlini, hüsn-ü tedbiri ve ihsan ile adâleti kapsar. Hiç kimsenin Yüce Allah’ın (varsayımsal olarak) bir eksikliğini telafi etmesi, yarattıklarında bir halel, bir gedik tespit etmesi, tedbirinde (kâinatı sevk ve idaresinde) bir kusur görmesi mümkün değildir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 268.)
Soru: Yüce Allah’ın varlıklara vekilliği ile insanların vekilliği arasındaki fark nedir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 103

لَّا تُدۡرِكُهُ ٱلۡأَبۡصَٰرُ وَهُوَ يُدۡرِكُ ٱلۡأَبۡصَٰرَۖ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلۡخَبِيرُ ١٠٣

Âlimlerin çoğunluğunun da görüşü olduğu üzere Yüce Allah’ın âyette nefyettiği idrak, ihata etme anlamındaki idraktir. Yoksa mücerret görmeyi nefyetmemiştir. Çünkü var olmayan bir şey görülmez, onun görünmüyor olmasında da bir övgü yoktur, yoksa var olmayan bir şey övülmüş olurdu. Asıl övgü, bilinmesine rağmen ihata edilemediği gibi, görülmesine rağmen ihata edilmemesindendir Nasıl ki Yüce Allah bilinmesine rağmen ihata edilemiyorsa aynı şekilde görülmesine rağmen (görme ile) de ihata edilemez. (İbn Teymiyye, 3/78-79.)
Soru: Kıyamet günü Yüce Allah’ın görüleceğine bu âyet ile nasıl delil getirirsin?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 106

ٱتَّبِعۡ مَآ أُوحِيَ إِلَيۡكَ مِن رَّبِّكَۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ١٠٦

Yani kalbini ve zihnini onlarla meşgul etme. Bilakis Yüce Allah’a ibadetle iştigal et. (Kurtubî, 8/490.)
Soru: Şu hayatta nefsini kendisiyle meşgul edeceğin iş nedir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 108

وَلَا تَسُبُّواْ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّواْ ٱللَّهَ عَدۡوَۢا بِغَيۡرِ عِلۡمٖۗ

Yüce Allah bu âyette (müşriklerin) putlarına sövülmesini yasakladı. Çünkü O, müminlerin putlara sövmesi durumunda putperestlerin de bundan dolayı nefretlerinin ve küfürlerinin artacağını biliyordu. (Kurtubî, 8/491.)
Soru: Neden Yüce Allah müminleri kâfirlerin ilâhlarına ve putlarına sövmekten alıkoymuştur?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 108

وَلَا تَسُبُّواْ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّواْ ٱللَّهَ عَدۡوَۢا بِغَيۡرِ عِلۡمٖۗ

Bu âyet-i kerîmede şer’î bir kaide için delil vardır. O kaide şudur: “Vesileler, kendilerine ulaştırdığı amaçlara göre itibara alınır.” Harama vesile olan araçlar -aslen câiz olsalar dahi- şerre sebep oldukları takdirde haram olurlar. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 269.)
Soru: İslâm âlimleri bu âyetten büyük bir şer’î kaideyi istinbat etmişlerdir. Bu kaide nedir?

سورة الأنعام Ayetler 0 - 108

وَلَا تَسُبُّواْ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّواْ ٱللَّهَ عَدۡوَۢا بِغَيۡرِ عِلۡمٖۗ

Kâfirler kuvvet sahibi oldukları ve İslâm’a, Peygamber’e ﷺ veya Allah’a sövmelerinden korkulduğu zaman bir Müslümanın onların dinine ve haçına (putlarına) sövmeleri veya buna sebep olacak şeylere kalkışması helâl olmaz. (İbn Atıyye, 2/332.)
Soru: Hikmet ne zaman kâfirlerin ilâhlarına sövmemeyi gerektirir?