Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮑ

ﰿ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ﭖ ﭗ ﭘ
ﭙ ﭚ ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ
ﭢ ٧٨ ٧٨
ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ
ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ٧٩ ٧٩
ﭰ ﭱ ﭲ
ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ﭸ ﭹ ﭺ
ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ
ﮃ ٨٠ ٨٠
ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ
ﮋ ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ﮐ ﮑ
ﮒ ﮓ ٨١ ٨١
ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ
ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ
ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ
ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ
ﮰ ﮱ ٨٢ ٨٢
ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ
ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ
ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ٨٣ ٨٣
121
سورة المائدة Ayetler 0 - 78

لُعِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۢ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ عَلَىٰ لِسَانِ دَاوُۥدَ وَعِيسَى ٱبۡنِ مَرۡيَمَۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ ٧٨

(Şeriatlardan birine isnat edilmeleriyle beraber) Ya‘kûb’a u nispet edilmeleri onlara bir fayda vermedi. Zira Allah katında kimse için takvâdan başka bir ayrıcalık yoktur. Özellikle hüküm günü ki o gün muttakiler dışında bütün dostlar birbirine düşman olacaktır. (el-Bikâî, 2/518.)
Soru: Neden Ya‘kûb u nebîlerden biri olduğu hâlde, zürriyetinden kâfir olanlar lânetlendi? İbadet olmaksızın şerefli bir nesep fayda verir mi? Bunu açıkla.

سورة المائدة Ayetler 0 - 79

كَانُواْ لَا يَتَنَاهَوۡنَ عَن مُّنكَرٖ فَعَلُوهُۚ لَبِئۡسَ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ ٧٩

İlimde derinleşenler der ki: “Kötülükten nehyeden kimsenin, günah işlemeyen biri olması şart değildir. Bilakis mâsiyet işleyenler de birbirini sakındırabilir.” (Kurtubî, 8/106.)
Soru: Kötülükten nehyedenin günahlardan arınmış olması şart mıdır?

سورة المائدة Ayetler 0 - 81

وَلَوۡ كَانُواْ يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلنَّبِيِّ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مَا ٱتَّخَذُوهُمۡ أَوۡلِيَآءَ

Yüce Allah imanın, icap ettirdiği prensipler olduğu gibi kendisine aykırı düşen zıtları bulunduğunu beyan etmiştir. Binaenaleyh icap ettirdiklerini yerine getirmek, zıtlarını kaldırmak lazım gelir. Bu karşıtlardan biri Allah’a ve Rasûlüne düşmanlık edenleri sevmektir. (İbn Teymiyye, 2/521.)
Soru: Âyet, imana zıt olan bir unsuru zikretmiştir, o nedir?

سورة المائدة Ayetler 0 - 82

وَلَتَجِدَنَّ أَقۡرَبَهُم مَّوَدَّةٗ لِّلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّا نَصَٰرَىٰۚ

Âyet hristiyanların hepsini kastetmemiştir. Çünkü onlar Müslümanları öldürmede, esir almada, şehirlerini tarumar etmede ve mescidlerini yıkıp mushaflarını yakmada yahudiler gibidir. Onlara ne dostluk ne de hürmet vardır, bilakis âyet onlardan Müslüman olanlar hakkındadır. (el-Beğavî, 1/702.)
Soru: Âyette zikri geçen hristiyanlardan maksat kimlerdir?

سورة المائدة Ayetler 0 - 82

ذَٰلِكَ بِأَنَّ مِنۡهُمۡ قِسِّيسِينَ وَرُهۡبَانٗا

(قسيسين ورهبانا) “Keşişler ve rahipler,” yani zâhid âlimler ile manastırda ibadet eden âbidler. İlim, zühd ve beraberinde ibadet, kalbi inceltip yumuşatan, ondaki katılığı ve sertliği gideren en büyük unsurlardır. Bu sebeple onlarda ne yahudilerin katılığı ne de müşriklerin sertliği bulunur. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 242.)
Soru: Kalbi inceltmenin yolları nelerdir?

سورة المائدة Ayetler 0 - 83

وَإِذَا سَمِعُواْ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعۡيُنَهُمۡ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمۡعِ مِمَّا عَرَفُواْ مِنَ ٱلۡحَقِّۖ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكۡتُبۡنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ ٨٣

Bu, âlimlerin hâlidir: Yüce Allah’ın “Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab’ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri hem de gönülleri Allah’ın zikrine ısınıp yumuşar.” buyruğunda olduğu üzere, ağlarlar ancak şuurlarını kaybetmezler; isterler ancak feryat etmezler; hüzünlenirler ancak kendilerini ölüme bırakmazlar. (Zümer, 38/23.)- (Kurtubî, 8/113.)
Soru: Allah’ın Kitabı’yla şer’î etkilenme nasıl olur?

سورة المائدة Ayetler 0 - 83

وَإِذَا سَمِعُواْ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعۡيُنَهُمۡ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمۡعِ مِمَّا عَرَفُواْ مِنَ ٱلۡحَقِّۖ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكۡتُبۡنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ ٨٣

“Bizi (hakka) şahit olanlarla beraber yaz.” İbn Abbas der ki: “Muhammed ﷺ ve ümmeti ile beraber -ki onlar şahit ümmettir-. Hristiyanlarda niyet ve ibadet varken ilim ve şahitlik yoktur.” (İbn Teymiyye, 2/522.)
Soru: Yüce Allah’ın (فاكتبنا مع الشاهدين) “Bizi (hakka) şahit olanlarla beraber yaz.” kavlinden kasıt nedir?