Kuran
ﯘ
ﱑ
ﭛ ٦١ ٦١ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ
٦٢ ٦٢ ﭦ ﭧ ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ
ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ
٦٣ ٦٣ ﭹ ﭺ ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ
٦٤ ٦٤ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ
ﮌ ﮍ ﮎ ﮏ ٦٥ ٦٥ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ
ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ٦٦ ٦٦ ﮜ ﮝ
ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ٦٧ ٦٧ ﮤ ﮥ ﮦ
ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ٦٨ ٦٨ ﮭ ﮮ ﮯ
ﮰ ﮱ ٦٩ ٦٩ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ
ﯘ ٧٠ ٧٠ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ
ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ
ﯪ ٧١ ٧١ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰ ﯱ
ﯲ ٧٢ ٧٢ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ٧٣ ٧٣
وَإِنَّهُۥ لَعِلۡمٞ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمۡتَرُنَّ بِهَا وَٱتَّبِعُونِۚ هَٰذَا صِرَٰطٞ مُّسۡتَقِيمٞ ٦١
Kur’ân-ı Azîm’in ve mütevâtir hadisin delâlet ettiği hak ve doğru görüşe göre (لعلم للساعة) “Kıyametin bilgisidir” kavlinin mânası, kıyametin kopma vaktine işaret olarak âhir zamanda Îsâ’nın u inişidir. Yani kopmasının yakın olduğuna alâmet olur. Çünkü onun nüzûlü, kıyametin yakın olduğunun alâmetlerindendir. (eş-Şenkîtî, 7/128.)
Soru: Yüce Allah’ın (لعلم للساعة) “Kıyametin bilgisidir” buyruğundan kasıt nedir?
وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُۖ إِنَّهُۥ لَكُمۡ عَدُوّٞ مُّبِينٞ ٦٢
Yani düşmanlığı benliğinde açıktır ve bunu açıkça beyan etmektedir. Şöyle ki: Babanızı (Âdem’i) -dolayısıyla sizi de- rahatlığın olduğu cennetten yorgunluk diyarı dünyaya indirerek düşmanlığını ona ulaştırmıştır. Bu düşmanlığı da hiçbir zaman kendisinden ayrılmayacak olan haset hastalığından dolayıdır. (el-Bikâî, 7/43.)
Soru: Şeytanın bize düşmanlığı nereden kaynaklanıyor? Bu düşmanlığı ne zaman sona erecektir?
إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّي وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَٰذَا صِرَٰطٞ مُّسۡتَقِيمٞ ٦٤
(ربي وربكم) “benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir” sözünde kendisini kavminden önce zikretmesinin sebebi, Îsâ’yı u yüceltmedeki haddi aşmanın önüne set çekmek içindir. Bu da onun mûcizelerinden biri olarak değerlendirilir. Çünkü Yüce Allah, tâbilerinden bazılarının onun hakkında haddi aşıp hakiki anlamda Allah’ın evlâdı olduğunu iddia edeceklerini biliyordu. (İbn Âşûr, 25/248.)
Soru: Neden Îsâ u (ربي وربكم) “benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir” sözünde önce kendini zikretti?
ٱلۡأَخِلَّآءُ يَوۡمَئِذِۢ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلۡمُتَّقِينَ ٦٧
Yani Allah’ın rızası dışında yapılan arkadaşlıklar ve beraberlikler kıyamet gününde düşmanlığa dönüşecektir. Allah için yapılan dostluklar bu hükmün dışındadır. Böyle bir dostluk ve kardeşlik, olduğu gibi devam eder. (İbn Kesîr, 4/135.)
Soru: Arkadaşlığın kıyamet günü de devam edebilmesinin sebebi nedir?
يَٰعِبَادِ لَا خَوۡفٌ عَلَيۡكُمُ ٱلۡيَوۡمَ وَلَآ أَنتُمۡ تَحۡزَنُونَ ٦٨
Yani ne bundan sonra karşılaşacağınız işlerinizde size bir korku olacak ne de geçmiş yaşadıklarınızdan ötürü size bir hüzün isabet edecektir. Her bakımdan kötülük yok olunca sevilen ve arzu edilen şey gerçekleşecektir. (Tefsîru’s-Sa‘dî, 769.)
Soru: Hüzün ve korku cennet ehlinde bulunmadığına göre, onlar için gerçekleşecek olan nedir?
يُطَافُ عَلَيۡهِم بِصِحَافٖ مِّن ذَهَبٖ وَأَكۡوَابٖۖ وَفِيهَا مَا تَشۡتَهِيهِ ٱلۡأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلۡأَعۡيُنُۖ وَأَنتُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ ٧١ وَتِلۡكَ ٱلۡجَنَّةُ ٱلَّتِيٓ أُورِثۡتُمُوهَا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٧٢ لَكُمۡ فِيهَا فَٰكِهَةٞ كَثِيرَةٞ
Nimet ve saadet kendileri için tamamlansın diye yiyecek ve içecekten sonra meyve zikredilmiştir. (İbn Kesîr, 4/137.)
Soru: Neden yiyecek-içecekten sonra meyve zikredilmiştir?
وَتِلۡكَ ٱلۡجَنَّةُ ٱلَّتِيٓ أُورِثۡتُمُوهَا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٧٢
Bu söz kıyamet günü kendilerine söylenir. Yani dünyada işlediğiniz sâlih amele karşılık mirasın vârise geçtiği gibi, yaptıklarınıza karşılık cennet de size miras olarak verilecektir. (eş-Şevkânî, 4/564.)
Soru: Âyet-i kerîmeden yola çıkarak sâlih amel işlemenin önemini açıkla.