Kuran

Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı
Sonuç bulunamadı

ﮣ

ﱊ

ﭑ ﭒ ﭓ ﭔ ﭕ ٩٠ ٩٠ ﭗ ﭘ ﭙ ﭚ
ﭛ ﭜ ﭝ ﭞ ﭟ ﭠ ﭡ ﭢ ﭣ ﭤ ﭥ ﭦ ﭧ
ﭨ ﭩ ﭪ ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ٩١ ٩١

ﭲ ﭳ ﭴ ﭵ ﭶ ﭷ ٩٢ ٩٢
ﭹ ﭺ
ﭻ ﭼ ﭽ ﭾ ٩٣ ٩٣
ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ
٩٤ ٩٤
ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍ ٩٥ ٩٥ ﮏ ﮐ
ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ٩٦ ٩٦
ﮚ ﮛ
ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ٩٧ ٩٧
ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ
ﮦ ٩٨ ٩٨
ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ
ﮯ ٩٩ ٩٩
ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ
ﯛ ﯜ ﯝ ﯞ ﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ١٠٠ ١٠٠

ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ
١٠١ ١٠١
ﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ١٠٢ ١٠٢ ﯸ
ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ﰀ
ﰁ ١٠٣ ١٠٣
ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ١٠٤ ١٠٤
348
سورة المؤمنون Ayetler 0 - 91

مَا ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ مِن وَلَدٖ وَمَا كَانَ مَعَهُۥ مِنۡ إِلَٰهٍۚ إِذٗا لَّذَهَبَ كُلُّ إِلَٰهِۢ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۚ سُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ ٩١

Bu, Yüce Allah’ın vahdâniyetine delildir. İzahı ise şöyledir: Şayet Yüce Allah ile beraber başka bir ilâh daha olsaydı, her biri yarattıklarıyla beraber diğerinin yarattıklarından ayrılıp bir kenara çekilir ve her biri kendi hükümdarlığına dayanarak diğerine üstün gelmeyi isterdi. Nitekim dünya krallarını sen bu hâl üzere görürsün. Ancak bizler tüm mahlûkatı birbirine bağlı bir şekilde görünce -öyle ki sanki tüm kâinat bir küreymiş gibi- bilmiş olduk ki bu kâinatın sahibi, yöneteni sadece bir zattır, başkası değil! (İbn Cüzeyy, 2/77.)
Soru: Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah’ın ilâhlığını ispat eden aklî delili açıkla.

سورة المؤمنون Ayetler 0 - 96

ٱدۡفَعۡ بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُ ٱلسَّيِّئَةَۚ نَحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَصِفُونَ ٩٦

Bu âyet-i kerîme ile ahlâklanmak, olgun olan müminin kendisine zulmeden kimseyi Yüce Allah’a havale etmesidir. O, kendisine dayanan kimseye yardım etmeyi üstlenmiştir. (İbn Âşûr, 18/120.)
Soru: Müminin bu âyet ile nasıl ahlâklanacağını açıkla.

سورة المؤمنون Ayetler 96 - 97

ٱدۡفَعۡ بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُ ٱلسَّيِّئَةَۚ نَحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَصِفُونَ ٩٦ وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنۡ هَمَزَٰتِ ٱلشَّيَٰطِينِ ٩٧

(ٱدفع بٱلتي هي أحسن ٱلسيئة) “Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav:” Bu, insanlardan birinin kendisine kötülük yapmasına karşı kulun görevidir. İnsan şeytanlarının kötülük yapanlarına gelince, burada iyilikte bulunmak bir fayda sağlamaz. O şeytan kendi taraftarlarını ancak cehennemin yoldaşları olmaları için çağırır. Ona karşı takınılacak tavır, Yüce Allah’ın, Rasûlüne gösterdiği yola uymaktır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım!” (Tefsîru’s-Sa‘dî, 559.)
Soru: İnsandan yana gelen kötülüğü nasıl defedersin? Şeytandan gelen kötülüğü nasıl defedersin?

سورة المؤمنون Ayetler 0 - 97

وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنۡ هَمَزَٰتِ ٱلشَّيَٰطِينِ ٩٧

Yüce Allah, Nebîsine ve müminlere şeytanın kışkırtmalarından (kendisine) sığınmalarını emretmiştir. Bunlar insanın kendisine hâkim olamadığı kızgınlık ve öfke anlarıdır. (Kurtubî, 15/83.)
Soru: Yüce Allah’ın kulun kendisinden sakınmasını emrettiği şeytanın kışkırtmaları nelerdir ve neden bununla emrolunmuştur?

سورة المؤمنون Ayetler 99 - 100

حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَهُمُ ٱلۡمَوۡتُ قَالَ رَبِّ ٱرۡجِعُونِ ٩٩ لَعَلِّيٓ أَعۡمَلُ صَٰلِحٗا فِيمَا تَرَكۡتُۚ

Âyette hiç kimsenin kesin bir şekilde Allah’ın dostlarından mı, yoksa düşmanlarından mı olduğunu bilmedikçe ölmeyeceğine delâlet etmiştir. Böyle olmasaydı geri döndürülmeyi istemezdi. (Kurtubî, 15/86.)
Soru: Kul öleceği vakit Allah katındaki makamını bilir mi?

سورة المؤمنون Ayetler 0 - 101

فَإِذَا نُفِخَ فِي ٱلصُّورِ فَلَآ أَنسَابَ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَئِذٖ وَلَا يَتَسَآءَلُونَ ١٠١

(فلا انساب بينهم) “artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır,” yani o gün herkesin kendi nefsiyle uğraşmasından dolayı yakınlar arasındaki sevgi ve şefkat bitecektir. Şu âyette olduğunu gibi: “O gün, kişi kardeşinden, annesinden ve babasından kaçar.” (Abese, 80/34-35.) O gün akrabalık bağı hiç yokmuş gibi olur. (ولا يتساءلون) “birbirlerini de arayıp sormazlar,” yani herkes nefsiyle meşgul olduğundan birbirlerinin (hâllerinden) sormazlar. Şayet “Bu âyet ile Yüce Allah’ın, (واقبل بعضعم على بعض يتساءلون) “Kimi kimine yönelmiş olarak birbirlerine sorarlar.” (Sâffât, 37/27.) âyetini nasıl cemederiz?” diye sorulursa cevaben deriz ki: “Birbirlerini sormayı terk etme, Sûr’a ilk üflemede olacaktır. Sonra bu (üflemeden) sonra birbirlerini sormaya başlayacaklardır. Zira kıyamet günü uzun bir gün olup, onda birçok durak vardır.” (İbn Cüzeyy, 2/79.)
Soru: Âhirette (kıyamet günü) insanların birbirlerini soracaklarını ispat eden âyetler ile nefyeden âyetlerin arasını nasıl cemedersin?

سورة المؤمنون Ayetler 0 - 102

فَمَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ ١٠٢

Yani bir hasene dahi olsa kimin iyilikleri kötülüklerine üstün gelirse durum böyledir. Bunu İbn Abbas h söylemiştir. (İbn Kesîr, 3/249)
Soru: Bu âyet ışığında iyilikleri çoğaltmanın önemini izah et.